Kamboçya İçişleri Bakanı Sar Sokha, Washington yönetimine karşı bir hayaletle savaş yürütüyor: ABD tarafından uygulanan ve aslında artık yürürlükte olmayan bir yaptırım listesi. Sokha, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamalarda, ABD'nin kendisini ve ailesini hedef alan bir yaptırım listesi hazırladığını iddia etti. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu listenin güncellenmediğini ve geçerliliğini yitirdiğini duyurdu. Bu durum, Kamboçya-ABD ilişkilerinde bir iletişim kopukluğunu ve iç siyasi hesapların dış politikaya yansımasını gözler önüne seriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Sar Sokha, Kamboçya Başbakanı Hun Manet'in yakın müttefiki ve ülkenin en güçlü isimlerinden biri. Kendisi, 2023 genel seçimlerinde Hun Manet'in zafer kazanmasının ardından İçişleri Bakanlığı'na atanmıştı. Sokha'nın ABD yaptırımlarına ilişkin iddiaları, aslında 2021 yılında ABD'nin Kamboçya'daki yolsuzluk ve insan hakları ihlallerine karşı uygulamaya koyduğu bir dizi kısıtlama ile ilgili. Ancak ABD, bu kısıtlamaları 2023 yılı başında güncellemiş ve bazı isimleri listeden çıkarmıştı. Sokha'nın adı ise hiçbir zaman bu listede yer almamıştı.
Buna rağmen Kamboçyalı bakan, ABD'nin kendisine karşı bir 'kara liste' hazırladığını iddia ederek, Washington'u Kamboçya'nın iç işlerine karışmakla suçladı. Sokha'nın bu açıklamaları, ülkedeki muhalif gruplar tarafından 'dikkat dağıtma' ve 'iç siyasette günah keçisi yaratma' girişimi olarak yorumlandı. Kamboçya'da insan hakları örgütleri, hükümetin muhalefeti sindirmek için ABD yaptırımlarını bahane ettiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kamboçya-ABD ilişkileri, son yıllarda gergin bir seyir izliyor. ABD, Kamboçya'nın Çin'e yakınlaşmasından ve ülkedeki demokratik gerilemeden rahatsız. Özellikle Hun Manet yönetiminin muhalefeti bastırması, bağımsız medyayı susturması ve Çin'e askeri üs kullandırma konusundaki işbirliği, Washington ile Phnom Penh arasında soğuk rüzgarlar estiriyor. Bu bağlamda, Sokha'nın 'hayali yaptırım' çıkışı, aslında Kamboçya yönetiminin ABD'ye karşı bir meydan okuma olarak da okunabilir. Ancak bölge uzmanları, bu tür hamlelerin Kamboçya'nın uluslararası alandaki itibarını zedeleyebileceği ve yatırımcı güvenini azaltabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kamboçya'daki bu gelişme, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesine yönelik dış politikası açısından dikkatle izlenmelidir. Türkiye, son yıllarda ASEAN ülkeleriyle ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirirken, benzer şekilde iç siyasi hesapların dış politikaya yansıması riskini de göz önünde bulundurmalıdır. Kamboçya örneği, bir ülkenin yaptırım iddiaları ile iç krizleri yönetme çabasının, uluslararası itibarına verebileceği zararı göstermektedir. Türkiye, bu tür durumlarda dengeli bir yaklaşım sergileyerek, hem kendi çıkarlarını korumalı hem de bölgesel istikrarı desteklemelidir.