ABD Başkanı Donald Trump'ın ekonomi politikalarının önde gelen isimlerinden Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, haziran ayı istihdam raporunu değerlendirerek ülke işgücü piyasasının güçlü bir yükseliş ivmesi içinde olduğunu söyledi. Bloomberg Open Interest programında konuşan Hassett, aynı zamanda eski Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell'ın görev süresinin ardından merkez bankasında kalmaya devam etmesini eleştirerek, bu durumun ekonomik bağımsızlık açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Gelişmenin Arka Planı
Hassett'in açıklamaları, ABD Çalışma Bakanlığı'nın haziran ayına ilişkin istihdam verilerini yayımlamasının hemen ardından geldi. Resmi verilere göre ABD ekonomisi haziran ayında 224 bin yeni iş yaratırken, bu rakam piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. İşsizlik oranı ise yüzde 3,7 olarak kaydedilerek tarihi düşük seviyelere yakın seyretti. Hassett, bu verilerin Trump yönetiminin vergi indirimleri ve deregülasyon politikalarının meyvelerini verdiğinin bir göstergesi olduğunu savundu. “İşgücü piyasamız yukarı yönlü bir rotada. Ücretler artıyor, işsizlik oranı düşük ve işe katılım oranı yükseliyor. Bu, ABD ekonomisinin temel göstergelerinin sağlam olduğunu kanıtlıyor” dedi.
Hassett'in Jerome Powell'a yönelik eleştirileri ise dikkat çekti. Powell, Şubat 2018'de Trump tarafından Fed Başkanlığına atanmış, ancak daha sonra özellikle faiz artırımları konusunda yönetimin beklentilerinden farklı bir politika izlemişti. Trump, Powell'ı defalarca faizleri çok hızlı artırmakla suçlamış ve görevden almayı dahi düşündüğünü ima etmişti. Hassett, “Powell'ın Fed'deki geleceği konusunda net bir görüşüm var. Kendisi başkanlık görevini bıraktıktan sonra merkez bankasında kalmamalıydı. Bu, kurumsal bağımsızlık ve çıkar çatışması açısından sorunlu” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD işgücü piyasasındaki gelişmeler, küresel ekonomik dengeleri doğrudan etkiliyor. Dünyanın en büyük ekonomisindeki güçlü istihdam verileri, Fed'in para politikası duruşu üzerinde belirleyici oluyor. Haziran raporunun ardından piyasalarda Fed'in temmuz ayı sonundaki toplantıda faiz indirimine gitme olasılığı bir miktar azaldı. Ancak Trump yönetiminin ticaret savaşları ve küresel büyümedeki yavaşlama endişeleri, Fed'in gevşek para politikasına yönelmesi için baskı oluşturmayı sürdürüyor. Hassett'in de katıldığı programda, ABD'nin Çin ile ticaret müzakerelerinin seyri ve bunun ekonomiye yansımaları da ele alındı. Bu bağlamda, ABD iç ekonomik verilerindeki güçlü görünümün, başkanlık seçimi öncesinde Trump yönetimine politik bir avantaj sağlaması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD istihdam verilerinin güçlü gelmesi, Fed'in faiz indirimlerini erteleyebileceği anlamına geliyor. Bu durum, gelişmekte olan piyasalar için olumsuz bir senaryo oluşturabilir çünkü Fed faizlerinin yüksek kalması, bu ülkelerden sermaye çıkışını tetikleyebilir. Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ekonomilerde bu durum, kur ve faiz baskısını artırabilir. Ayrıca Trump yönetiminin ekonomi politikalarının istihdam odaklı olması, ABD ile ticaret dengesinde kısmi iyileşmeye neden olabilir ancak bu durumun Türkiye'nin ihracat rakamlarına doğrudan yansıması sınırlı kalabilir. Öte yandan, ABD'deki siyasi gerilimlerin ekonomiye yansımaları, küresel belirsizlikleri artırarak Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini yukarı çekebilir.