GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Hamenei ve Filistin: İslam Devrimi'nin Bitmeyen Ekseni

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Hamenei ve Filistin: İslam Devrimi'nin Bitmeyen Ekseni
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
🌙 Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
Çeviri Kaynağı
Middleeastmonitor — Bu haber, Middleeastmonitor'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İran İslam Cumhuriyeti'nin lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamenei için Filistin savunması asla geçici bir dış politika meselesi olmadı. Tam tersine, Hamenei'nin yaklaşık dört on yıllık liderliği boyunca siyasi, diplomatik ve stratejik vizyonunun kalıcı eksenini oluşturdu. 1979 İslam Devrimi'nden bu yana Filistin davası, İran'ın bölgesel politikasında ideolojik bir mihenk taşı olarak kaldı. Hamenei, Filistin'i sadece bir işgal sorunu değil, İslam dünyasının birleştirici gündemi olarak tanımladı. Ona göre Kudüs, İslam ümmetinin kırmızı çizgisiydi. Bu yaklaşım, İran'ın İsrail'e karşı askeri ve diplomatik desteğini şekillendirdi; Hamas, İslami Cihad ve Hizbullah gibi gruplara verilen lojistik, mali ve teknolojik yardımla somutlaştı. Hamenei, Amerikan ve İsrail baskılarına rağmen Filistin davasını savunmanın İslam Devrimi'nin temel bir ilkesi olduğunu vurguladı.

İdeolojik Çerçeve ve Stratejik Hedefler

Hamenei, Filistin meselesini sadece coğrafi değil, aynı zamanda ontolojik bir mücadele olarak gördü. İsrail'i bölgede gayri meşru bir varlık olarak nitelendirdi ve İran'ın doğrudan askeri çatışmasa bile dolaylı olarak direniş eksenini desteklemesini meşrulaştırdı. Hamenei'nin 2019 tarihli bir konuşmasında belirttiği gibi, "Filistin sadece Filistinlilerin sorunu değil, tüm İslam dünyasının sorunudur." Bu ideolojik duruş, İran'ın nükleer programı gibi diğer stratejik meselelerle de iç içe geçti. Hamenei, nükleer silahların İslam'da haram olduğunu savunurken, başta ABD olmak üzere büyük güçlere karşı bağımsız bir duruş sergiledi. Ayrıca, Filistin davasını İslam Devrimi'nin ihracının bir aracı olarak kullandı; Yemen'deki Husiler, Suriye'deki Esad rejimi ve Lübnan'daki Hizbullah ile ittifakı bu eksende güçlendirdi. Bu strateji sayesinde İran, Arap Baharı sonrası bölgesel nüfuzunu derinleştirdi.

Bölgesel ve Küresel Boyut

Hamenei'nin Filistin politikası, İran'ın Suudi Arabistan ve İsrail'le rekabetinin merkezinde yer aldı. Özellikle 2020'deki Abraham Anlaşmaları sonrası İran, Filistin davasını Arap devletlerinin normalleşme sürecine karşı bir koz olarak kullandı. Hamenei, normalleşmenin İslam dünyasının ihaneti olduğunu ilan etti ve müttefiki gruplar aracılığıyla (örneğin, Gazze'den roket saldırıları) anlaşmaları baltalamaya çalıştı. Ayrıca, İran'ın Suriye'deki askeri varlığı, İsrail'in Golan Tepeleri'ni ilhakına karşı bir denge unsuru oluşturdu. Küresel ölçekte ise Hamenei, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının Filistin davasına olan bağlılığını sarsmadığını ve İran'ın Çin ve Rusya ile stratejik ortaklıklarını güçlendirdiğini savundu. 2015 nükleer anlaşmasından ABD'nin çekilmesini fırsat bilen Hamenei, İran'ın savunma teknolojilerinde (drone, füze) kendine yeterli hale gelmesini sağlayarak direniş eksenini teknolojik olarak donattı. Bu sayede, Filistin grupları daha sofistike saldırı yeteneklerine kavuştu.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Hamenei'nin Filistin merkezli politikası, Türkiye'nin İran ve İsrail'le ilişkilerinde dolaylı etkiler yaratıyor. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle İran'la ortak bir gündemi paylaşsa da, Doğu Akdeniz ve Suriye'deki jeopolitik rekabet nedeniyle iki ülke arasında derin bir güvensizlik var. İran'ın Suriye'deki nüfuzu, Türkiye'nin kuzey Suriye'deki askeri varlığını ve mülteci politikasını zorlaştırabilir. Ayrıca, İran'ın Filistin davasını kullanarak İslam dünyasında liderlik iddiası, Türkiye'nin bölgesel rolünü dengeliyor. İktisadi olarak, yaptırımlar altındaki İran'la ticaret riskli olsa da, Türkiye enerji ihtiyacı için İran doğalgazına bağımlı. Bu nedenle, Hamenei'nin politikaları hem fırsat hem de tehdit barındırıyor: Filistin davasında iş birliği mümkün olsa da, bölgesel nüfuz çatışması Türkiye'yi zorlayabilir.

Etiketler:
İranAli HameneiFilistinOrta Doğuİslam Devrimiİsraildış politika

İlgili Haberler

Macron, Esad sonrası Suriye'ye giden ilk Batılı lider olarak Şam'a indi
Orta Doğu

Macron, Esad sonrası Suriye'ye giden ilk Batılı lider olarak Şam'a indi

4 dk önce

İtalya Dışişleri Bakanı'ndan Trump'a Sert Yanıt: 'Sözleri Kendini Anlatıyor
Orta Doğu

İtalya Dışişleri Bakanı'ndan Trump'a Sert Yanıt: 'Sözleri Kendini Anlatıyor

5 dk önce

Gazze yönetimi idari devir için hazırlıklara başladı
Orta Doğu

Gazze yönetimi idari devir için hazırlıklara başladı

6 dk önce

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Şam'da: Esad sonrası ilk AB lideri ziyareti
Orta Doğu

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Şam'da: Esad sonrası ilk AB lideri ziyareti

8 dk önce