İran dini lideri Ayetullah Ali Hamenei’nin kıdemli danışmanlarından Muhammed Muhbir, ABD ile İran arasındaki gerilimin ancak Washington’ın Tahran’ın çıkarlarını dikkate almasıyla sona erebileceğini söyledi. CNN’e 26 Mart 2025’te verdiği röportajda Muhbir, “ABD’nin yaklaşımını değiştirmediği ve İran’ın meşru çıkarlarına saygı göstermediği sürece gerginlik devam edecek” dedi. Muhbir, İran’ın nükleer programı ve bölgesel politikaları konusunda bazı kırmızı çizgileri olduğunu vurguladı.
Arka plan: Gerilimin tırmanması
ABD ile İran arasındaki ilişkiler, son aylarda Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmesiyle yeniden gerginleşmişti. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koyması, tansiyonu sürekli yüksek tutuyor. Muhbir, İran’ın diplomatik çözüme açık olduğunu ancak baskı altında müzakere etmeyeceğini belirtti. “Biz masa başında konuşmaya hazırız, ama tehdit ve yaptırımlarla değil,” diye ekledi.
İran son haftalarda, İsrail’e yönelik artan söylemleri ve Husi milislerine desteğiyle de dikkat çekiyor. Muhbir, “Bölgedeki müttefiklerimiz ABD ve İsrail’in saldırganlığına karşı kendini savunma hakkına sahiptir” ifadelerini kullandı. ABD’nin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’yle yürüttüğü savunma işbirliği, İran’ı endişelendiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Tahran’ın bu sert tutumu, bölgedeki diğer aktörleri de etkiliyor. Irak, Suriye ve Yemen’deki vekil güçler üzerinden yürütülen nüfuz mücadelesi, İran ile ABD arasında doğrudan bir çatışma riskini artırıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) son raporları, İran’ın yüzde 60’a varan oranda uranyum zenginleştirdiğini ortaya koyuyor. Bu seviye, nükleer silah üretimine çok yakın.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Muhbir’in açıklamalarına henüz resmi yanıt vermedi. Ancak uzmanlar, Washington’ın Tahran’ı diplomatik yollarla ikna etmek yerine yaptırımları daha da sıkılaştırabileceğini düşünüyor. Avrupa Birliği ise her iki tarafı da itidale davet ediyor. Fransa ve Almanya, arabuluculuk girişimlerini artırmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasındaki gerilim, Türkiye’nin yakından izlediği bir dosya. İki ülke arasında olası bir çatışma, Türkiye’nin enerji güvenliğini ve bölgesel istikrarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran’dan doğal gaz ithal ediyor; ayrıca Suriye ve Irak’ta sahadaki dengeleri etkileyen bir gerginlik, Ankara’nın güvenlik çıkarlarını tehdit edebilir. Türk hükümeti, daha önce İran’a yönelik yaptırımlara katılmamış, diyalogdan yana tavır almıştı. Bu krizde de Ankara’nın arabuluculuk rolü oynaması beklenebilir. Ancak ABD ile ilişkilerdeki yeni dönem, Türkiye’nin manevra alanını daraltabilir.