Hamas, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistinlileri zorla yerinden etme planları yaptığı iddiasıyla Arap Birliği'ni acil bir zirve düzenlemeye çağırdı. Hamas Sözcüsü Hazım Kasım tarafından Çarşamba günü yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ve yerinden etme politikalarının bölgesel bir krize yol açtığı belirtilerek, Arap ülkelerinden birleşik bir siyasi yanıt vermeleri istendi. Açıklamada, 'İsrail'in planları, uluslararası hukukun ve insan haklarının açık bir ihlalidir' ifadelerine yer verildi. Hamas, Arap Birliği'nin bu acil toplantıda Filistin halkının topraklarında kalma hakkını savunması gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı: Gazze'de artan baskı
Son haftalarda İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yoğunlaştırdığı operasyonlar, binlerce Filistinlinin evlerini terk etmek zorunda kalmasına neden oldu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Ekim 2023'ten bu yana Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 85'i yerinden edildi. İsrail, operasyonlarının Hamas militanlarına yönelik olduğunu ve sivillerin güvenli bölgelere yönlendirildiğini savunuyor. Ancak Hamas ve uluslararası insan hakları örgütleri, bu durumun 'zorunlu göç' anlamına geldiğini ve savaş suçu teşkil ettiğini belirtiyor. Hamas'ın çağrısı, özellikle Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkelerin, Filistinlilerin topraklarına kitlesel akınından duyduğu endişelerin arttığı bir döneme denk geliyor.
Hamas Sözcüsü Kasım, 'İsrail, uluslararası toplumun sessizliğini fırsat bilerek Filistin halkını yok etmeye çalışıyor. Arap ülkeleri artık seyirci kalamaz' dedi. Arap Birliği'nden henüz resmi bir yanıt gelmezken, Mısır'ın ara buluculuk çabaları sürüyor. Mısır Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Refah Sınır Kapısı'nı tekrar açması ve insani yardımların geçişine izin vermesi için çağrıda bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut: Arap dünyasında bölünmüşlük
Hamas'ın acil zirve çağrısı, Arap ülkeleri arasında Filistin meselesine yaklaşım konusunda derin görüş ayrılıklarını da gün yüzüne çıkarıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bazı Körfez ülkeleri, İsrail'le normalleşme adımlarını sürdürürken, Cezayir ve Tunus gibi ülkeler daha sert bir söylem benimsiyor. Arap Birliği'nin 2023 yılında Kahire'de düzenlediği son olağanüstü zirvede, İsrail'in Gazze operasyonları kınanmış ancak somut bir eylem planı çıkmamıştı. Bu kez Hamas'ın talebi, daha somut adımlar beklenmesine yol açıyor.
Uluslararası toplumda ise İsrail'in yerinden etme politikalarına yönelik eleştiriler artıyor. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'Gazze'deki insani felaket kabul edilemez. Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi uluslararası hukuka aykırıdır' açıklamasında bulundu. ABD ise İsrail'in kendini savunma hakkını tanırken, sivil kayıpların azaltılması çağrısı yapmakla yetiniyor. Bu durum, Hamas'ın çağrısının küresel yankı bulmasını zorlaştırsa da, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde acil bir oturum talebi gündeme gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistin davasına destek politikasıyla doğrudan örtüşüyor. Ankara, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını defalarca kınamış ve insani yardım göndermişti. Hamas'ın Arap Birliği'ne yaptığı çağrı, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü yeniden öne çıkarabilir. Ancak Türkiye'nin Katar ve Mısır'la birlikte yürüttüğü ateşkes çabaları şu ana kadar sonuçsuz kaldı. Bu zirve, Türkiye'nin Arap ülkeleriyle koordinasyonunu güçlendirmesi ve Filistin meselesinde daha aktif bir dış politika izlemesi için bir fırsat olabilir. Aksi takdirde, Gazze'deki insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlığı artırabilir ve mülteci akını riskini beraberinde getirebilir.