7 Ekim 2023'ten bu yana Filistin yanlısı gösterilere katılan bir aktivist, bu eylemlerde nadiren Hamas'tan bahsedildiğini, çünkü insanların bu örgüt hakkında konuşmaktan korktuğunu belirtiyor. Oysa Hamas'a destek çağrısı yapmak yasa dışı olsa da, örgütün yasaklı statüsünün kaldırılması için kampanya yürütmek yasal. Bu nedenle, Birleşik Krallık'ta Hamas'ın terör örgütü listesinden çıkarılması için bir imza kampanyası başlatıldı. Kampanyanın amacı, Filistin meselesinin tüm taraflarının konuşulabileceği bir alan yaratmak ve Hamas'ı tartışmanın suç olmadığını göstermek.
Gelişmenin arka planı
Birleşik Krallık, Hamas'ı 2021 yılında tamamen yasaklamıştı. O tarihten bu yana, örgüte üye olmak, desteklemek veya sembollerini taşımak suç sayılıyor. Ancak aktivistler, bu yasağın Filistin halkının meşru taleplerini dile getirmeyi zorlaştırdığını savunuyor. Kampanyanın öncülerinden biri, "Hamas'ı tartışamazsak, Gazze'deki durumu anlamamız imkansız" diyor. Kampanya, Hamas'ı savunmuyor; aksine, örgütün yasaklanmasının barış sürecine zarar verdiğini ve diyalog yolunu kapattığını ileri sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hamas'ın yasaklı statüsünün kaldırılması, sadece Birleşik Krallık'ta değil, Avrupa genelinde de tartışma yaratıyor. AB ve ABD, Hamas'ı terör örgütü olarak kabul ediyor. Ancak bazı analistler, Hamas'la dolaylı görüşmelerin ateşkes ve esir takası anlaşmalarında kilit rol oynadığını belirtiyor. Katar ve Mısır gibi ülkeler, Hamas'la müzakere edebilmek için örgütü yasaklı listelerinde tutmuyor. Bu durum, Batı'nın terörle mücadele politikaları ile diplomatik pragmatizm arasındaki çelişkiyi ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hamas'ı terör örgütü olarak kabul etmeyen nadir NATO üyelerinden biri. Ankara, Hamas'ı Filistin'in meşru bir siyasi aktörü olarak görüyor ve örgütle ilişkilerini sürdürüyor. Bu durum, Türkiye'nin Batılı müttefikleriyle zaman zaman gerilim yaşamasına neden oluyor. Birleşik Krallık'taki bu kampanya, Türkiye'nin Filistin politikasını dolaylı olarak meşrulaştırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin arabuluculuk çabaları ve Gazze'ye insani yardım girişimleri, uluslararası alanda daha fazla kabul görebilir. Ancak kampanyanın başarılı olması, Batı'nın terör tanımlarının yeniden gözden geçirilmesini gerektirecek karmaşık bir süreci başlatabilir.