Hamas ile İsrail arasında Gazze'deki savaşı sona erdirme amacıyla hazırlanan 15 maddelik ateşkes ve esir takası taslak planı, bölgesel ve uluslararası diplomaside yeni bir umut ışığı yaktı. Plan, üç aşamalı bir ateşkes, esir takası ve kalıcı barış müzakerelerini içeriyor. Orta Doğu'daki tarafların ve uluslararası toplumun yakından takip ettiği bu gelişme, savaşın başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana en kapsamlı diplomatik girişim olarak değerlendiriliyor.
Planın İçeriği ve Aşamaları
Taslak plana göre, ilk aşamada 42 günlük bir ateşkes uygulanacak ve bu süreçte Hamas'ın elindeki kadın, çocuk ve hasta rehineler serbest bırakılacak. İsrail ise karşılık olarak Filistinli kadın ve çocuk mahkumları tahliye edecek. Ateşkes süresince İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Gazze'nin yerleşim bölgelerinden çekilecek ve insani yardım koridorları açılacak. Ayrıca, günde 500 kamyon insani yardımın Gazze'ye girişi ve iki hastanenin rehabilitasyonu planlanıyor.
İkinci aşamada, kalıcı bir ateşkesin ilanı ve kalan askeri rehinelerin serbest bırakılması öngörülüyor. Bu süreçte İsrail güçlerinin Gazze'nin tümünden çekilmesi ve Filistinli sivillerin kuzeye dönüşüne izin verilmesi hedefleniyor. Üçüncü aşama ise, savaşın sona erdiğinin ilanı, üç yıl sürecek bir yeniden inşa planının başlatılması ve tüm rehinelerin cenazelerinin ailelerine teslim edilmesini kapsıyor.
Planın en kritik maddelerinden biri, Hamas'ın silah bırakması ve siyasi bir harekete dönüşmesi. Bu madde, İsrail tarafının uzun süredir talep ettiği bir koşul olarak dikkat çekiyor. Ancak Hamas'ın bu maddeyi kabul etmesi halinde, hareketin Gazze'deki askeri kanadının geleceği belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Taslak planın ortaya çıkışı, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin bir sonucu olarak görülüyor. ABD Başkanı Joe Biden'ın 31 Mayıs'ta açıkladığı üç aşamalı ateşkes önerisiyle büyük ölçüde uyumlu olan plan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 10 Haziran'da kabul ettiği kararla da destekleniyor. Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun savaşın devamı konusundaki ısrarı ve aşırı sağcı koalisyon ortaklarının ateşkese karşı çıkması, planın uygulanması önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.
Hamas'ın plana ilişkin resmi yanıtı henüz gelmemekle birlikte, Hareketin siyasi lideri İsmail Haniye'nin üst düzey bir Hamas yetkilisi aracılığıyla Katar ve Mısır'a olumlu bir mesaj ilettiği bildiriliyor. Bununla birlikte, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını sürdürmesi ve Hamas'ın savaş koşullarında iç siyasi dengeleri, sürecin karmaşıklığını artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir Filistin davasının savunucusu olarak Gazze'de kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyor. Bu taslak planın uygulanması, Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırabilir. Özellikle, Türkiye'nin Hamas ile kurduğu diyalog ve Katar ile ortak arabuluculuk çabaları, planın hayata geçirilmesinde Ankara'nın önemli bir rol oynamasına olanak tanıyabilir. Ayrıca, Gazze'nin yeniden inşasında Türk şirketleri için yeni iş fırsatları doğabilir. Ancak bu sürecin başarısı, İsrail'in siyasi iradesine ve uluslararası toplumun kararlılığına bağlı olarak şekillenecek.