Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayya, İsrail'in Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü askeri operasyonların ateşkes anlaşmasını çökerebileceği uyarısında bulundu. El-Hayya, yaptığı yazılı açıklamada, ateşkesin sürdürülmesinden arabulucu ve garantör ülkelerin sorumlu olduğunu vurguladı. Hamas lideri, İsrail'in saldırılarını durdurması ve anlaşmanın çökmesini engellemesi için garantörlere açık çağrıda bulundu. Bu açıklama, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.
Ateşkes Anlaşmasının Kırılgan Dengesi
Gazze'de ocak ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, İsrail ile Hamas arasında varılan üç aşamalı bir mutabakatın ilk adımıydı. Anlaşma, rehine takası ve insani yardım koridorlarının açılmasını öngörüyordu. Ancak, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş müzakereleri tıkanmış durumda. İsrail, Hamas'ın askeri kanadını tamamen etkisiz hale getirene kadar operasyonlarını sürdüreceğini açıklarken, Hamas da kalıcı bir ateşkes ve İsrail güçlerinin Gazze'den tamamen çekilmesini talep ediyor.
El-Hayya'nın açıklaması, İsrail ordusunun son günlerde Gazze'nin kuzey bölgelerinde düzenlediği hava saldırılarının ve sınırlı kara operasyonlarının ardından geldi. Bu saldırılarda sivil kayıpların arttığı bildiriliyor. Hamas lideri, İsrail'in bu tutumunun anlaşmanın ruhuna aykırı olduğunu ve bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebileceğini ifade etti. Hamas'ın, ateşkesin korunmasına yönelik kararlılığını yinelerken, müzakerelerde ilerleme kaydedilmemesi halinde tarafların yeniden çatışmaya sürüklenebileceği yorumları yapılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki ateşkesin geleceği, sadece iki taraf arasındaki güç dengesine bağlı değil. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler, bölgesel aktörlerin ve uluslararası toplumun yakın takibinde. ABD, ateşkesin sürdürülmesi için İsrail ile Hamas arasında diplomatik baskı kurmaya çalışıyor. Ancak, İsrail hükümetindeki aşırı sağcı koalisyon ortaklarının operasyonların devam etmesi yönündeki baskıları, anlaşmanın geleceğini belirsiz kılıyor.
Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşları, Gazze'deki felaket boyutundaki insani duruma dikkat çekiyor. Ateşkes anlaşmasının çökmesi halinde, bölgede insani krizin daha da derinleşmesi ve mülteci akınlarının artması bekleniyor. Ayrıca, çatışmanın yeniden tırmanması, Lübnan'da Hizbullah ile yaşanan gerilim ve İran'ın bölgedeki nüfuzu gibi faktörlerle birleşerek, daha geniş bir bölgesel savaş riskini de beraberinde getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki ateşkesin sürdürülmesini ve Filistin halkının insani koşullarının iyileştirilmesini savunan ülkelerden biri. Ankara, Hamas ile diyalog kurabilen nadir ülkelerden olması nedeniyle arabuluculuk rolü üstlenebilir. Ateşkesin çökmesi, Türkiye'nin bölgede nüfuzunu artırma çabalarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Gazze'deki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği ve göç hareketleri gibi Türkiye'nin doğrudan güvenlik ve ekonomik çıkarlarını ilgilendiren konularda risk oluşturabilir. Türkiye'nin, garantör ülkelerle koordinasyon halinde tansiyonu düşürmek ve kalıcı barış için girişimlerde bulunması beklenir.