Hamas, Pazartesi günü yaptığı yazılı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında çeşitli cephelerde askeri operasyonların durdurulmasına yönelik imzalanan mutabakat zaptını (MoU) memnuniyetle karşıladığını duyurdu. Filistinli grup, söz konusu anlaşmanın bölgesel istikrarı artırmasına ve tansiyonu düşürmesine yardımcı olacağı yönündeki beklentisini ifade etti. Hamas tarafından yapılan basın açıklamasında, anlaşmanın Gazze Şeridi ve Lübnan'a yönelik saldırıların sona ermesi için de bir fırsat sunduğu vurgulandı. Açıklamada, "Bu mutabakatın, bölgedeki tüm halkların yararına olacak şekilde kapsamlı bir barışa dönüşmesini umuyoruz. Özellikle Gazze'de ve Lübnan'da sivil kayıpların durması için atılan bu adımı destekliyoruz" ifadelerine yer verildi.
Anlaşmanın Ayrıntıları ve Tarafların Pozisyonları
ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının içeriği henüz tam olarak kamuoyuna açıklanmamış olsa da, diplomatik kaynaklar belgenin bölgesel askeri gerilimi azaltmaya yönelik maddeler içerdiğini belirtiyor. Anlaşma kapsamında, tarafların birbirlerine ve müttefiklerine karşı saldırı düzenlemekten kaçınması; ayrıca vekil güçler aracılığıyla yürütülen çatışmaların da sonlandırılması hedefleniyor. İran'ın bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olan Hamas, özellikle Gazze'ye yönelik İsrail saldırılarının durması için anlaşmanın etkili olmasını bekliyor. Hamas yetkilileri, İran'ın askeri ve mali desteğinin altını çizerken, anlaşmanın bu desteğin devamlılığını sağlayacağını düşünüyor. Öte yandan, İran yönetimi de mutabakatı "diplomatik bir başarı" olarak nitelendirirken, ABD tarafı henüz resmi bir yorum yapmadı.
Hamas'ın bu açıklaması, grup liderlerinin Kahire'de Mısırlı yetkililerle bir araya geldiği bir dönemde geldi. Görüşmelerin ana gündem maddesinin, Gazze'deki insani kriz ve kalıcı bir ateşkesin sağlanması olduğu belirtiliyor. Hamas, uluslararası toplumu anlaşmayı desteklemeye ve İsrail'e baskı yapmaya çağırdı. Grup, ayrıca Batı Şeria'da artan yerleşim faaliyetlerine ve Kudüs'teki gerginliklere de dikkat çekerek, bu tür adımların bölgesel barışı tehdit ettiğini vurguladı.
Bölgesel Yansımalar ve Küresel Tepkiler
ABD-İran mutabakatı, bölgedeki diğer aktörler tarafından da yakından izleniyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, anlaşmayı ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılarken, İsrail ise endişelerini dile getirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha önce İran'la yapılacak herhangi bir anlaşmanın, İran'ın nükleer programını durdurmadığı sürece kabul edilemez olduğunu söylemişti. Lübnan'da ise Hizbullah, anlaşmayı "direniş ekseninin bir zaferi" olarak nitelendirdi. Ancak Lübnan hükümeti, anlaşmanın ülkedeki siyasi ve ekonomik krize doğrudan bir çözüm getirmeyeceğini düşünüyor.
Analistlere göre, bu mutabakat ABD'nin Ortadoğu'da yeni bir strateji izlediğine işaret ediyor. Biden yönetimi, Çin ve Rusya ile rekabete odaklanmak için bölgedeki askeri varlığını azaltma eğiliminde. Bu kapsamda İran'la gerilimi düşürmek, Washington'un öncelikleri arasında yer alıyor. Ancak anlaşmanın başarıya ulaşması, tarafların taahhütlerine ne kadar sadık kalacağına bağlı. Hamas'ın da belirttiği gibi, anlaşmanın Gazze ve Lübnan gibi kriz bölgelerine yansıması, barış sürecinin temel bir sınavı olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir İran ve Filistin meselesinde aktif bir diplomatik rol üstleniyor. ABD-İran mutabakatı, Türkiye'nin bölgesel istikrar hedefiyle örtüşüyor. Ankara, anlaşmanın Gazze ve Lübnan'daki çatışmaları durdurmasını ve insani krizi hafifletmesini olumlu karşılayacaktır. Ancak Türkiye, anlaşmanın İran'ın nükleer programını kapsamaması halinde bunu endişeyle izleyebilir; zira İran'ın nükleer faaliyetleri Türkiye'nin güvenlik algısını doğrudan etkiliyor. Ayrıca, mutabakatın Suriye ve Irak'taki vekil güçler üzerindeki etkisi de Türkiye için önemli. Ankara, DEAŞ ve PKK ile mücadelede iş birliğini sürdürürken, İran destekli grupların faaliyetlerini de yakından takip ediyor. Sonuç olarak, bu anlaşma Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından bir fırsat penceresi sunabilir; ancak detaylar netleştikçe daha kapsamlı bir değerlendirme yapılabilecektir.