7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği saldırıda Nova festivalinden kaçırılan 43 kişiden biri olan Eliya Cohen, 505 gün süren esaretinin ardından kız arkadaşının hayatta olduğunu öğrenmenin şokunu yaşadı. Cohen, Londra'da o korkunç günü anlatan yeni bir serginin açılışında, yaşadıklarını ilk kez ayrıntılı bir şekilde kamuoyuyla paylaştı. 28 yaşındaki genç adam, esaret altındayken kız arkadaşının öldüğünü sandığını, ancak serbest bırakıldığında onun hayatta olduğunu ve kendisini beklediğini öğrendiğini söyledi.
Festivalden esarete: 505 günlük kabus
Eliya Cohen, 7 Ekim 2023 sabahı Nova müzik festivalinde arkadaşlarıyla birlikteydi. Hamas militanlarının saldırısı başladığında, kaçmaya çalıştı ancak yakalandı ve Gazze'ye götürüldü. Esaret altında geçen 505 gün boyunca, kız arkadaşıyla ilgili hiçbir bilgi alamadı. "Sürekli onu düşünüyordum, ama onun öldüğüne inanıyordum. Bu düşünceyle yaşamak, fiziksel işkenceden daha zordu" dedi. Cohen, serbest bırakıldığında ailesinin kendisini kız arkadaşıyla birlikte karşılamasıyla büyük bir şok yaşadı. "Onu canlı görmek, tarif edilemez bir duyguydu. Ama aynı zamanda, 505 gün boyunca ona ve bana ne olduğunu bilmemek, hala iyileşmesi gereken bir travma."
Cohen'in hikayesi, Londra'daki serginin odak noktalarından biri. Sergi, 7 Ekim saldırısının tanıklıklarını ve Hamas'ın rehinelerine karşı işlediği suçları belgelemeyi amaçlıyor. Cohen, "Bu sergi, dünyanın unutmaması için önemli. Çünkü benim gibi yüzlerce insan hala esaret altında ve onların hikayeleri anlatılmayı bekliyor" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel etkiler: Rehine krizi ve insani boyut
Eliya Cohen'in serbest bırakılması, Kasım 2023'teki geçici ateşkes anlaşmasının bir parçasıydı. Ancak hala 100'den fazla rehinenin Gazze'de tutulduğu tahmin ediliyor. Rehine krizi, İsrail-Hamas çatışmasının en hassas ve insani boyutlarından birini oluşturuyor. Cohen'in yaşadıkları, rehinelerin ve ailelerinin çektiği acıların sadece bir örneği. Uluslararası toplum, rehinelerin serbest bırakılması için diplomatik çabalarını sürdürürken, bu tür kişisel tanıklıklar kamuoyu baskısını artırıyor. Cohen, "Ben şanslıydım, çünkü hayatta kaldım ve sevdiklerime kavuştum. Ama hala Gazze'de olanlar var. Onlar için sessiz kalmamalıyız" dedi. Rehine krizi, İsrail'in askeri operasyonlarının meşruiyeti ve Hamas'ın taktikleri konusunda uluslararası tartışmaları da alevlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Eliya Cohen'in hikayesi, Orta Doğu'daki insani krizin boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, çatışmanın başından bu yana hem insani yardım sağlayarak hem de diplomatik girişimlerde bulunarak bölgede aktif bir rol oynadı. Ancak rehine krizi, Türkiye'nin İsrail ve Filistinli gruplarla olan ilişkilerinde hassas bir denge kurmasını gerektiriyor. Türkiye, insani yardım ve ateşkes çağrılarıyla öne çıkarken, rehinelerin serbest bırakılması için yapılan müzakerelerde arabuluculuk rolü üstlenebilir. Bu tür bireysel tanıklıklar, Türk kamuoyunda da empati yaratabilir ve çatışmanın insani boyutuna dikkat çekebilir. Ancak Türkiye'nin bu krizi kendi dış politikası açısından fırsata çevirmesi, bölgesel istikrar ve insani değerler arasında bir denge kurmasına bağlı.