Dünyanın önde gelen yayınevleri Hachette ve Elsevier, Google'a karşı ABD'de toplu dava açtı. Davanın merkezinde, Google'ın yapay zeka modeli Gemini'yi eğitmek için binlerce kitabı telif hakkı sahiplerinden izin almadan kullandığı iddiası yer alıyor. Yazarlar ve yayıncılar, şirketin bu eyleminin telif yasalarını ihlal ettiğini ve fikri mülkiyet haklarını hiçe saydığını savunuyor. Dava, teknoloji devlerinin üretken yapay zeka (GenAI) modellerini geliştirirken karşılaştıkları hukuki engellerin son örneği olarak dikkat çekiyor.
Davanın Arka Planı ve İddialar
New York Güney Bölgesi Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Google'ın Gemini AI modelini eğitmek için Hachette ve Elsevier'in yayınladığı eserler de dahil olmak üzere çok sayıda kitabı 'izinsiz şekilde taradığı ve kopyaladığı' belirtiliyor. Davacılar, Google'ın bu eylemle hem ABD telif hakkı yasasını hem de uluslararası fikri mülkiyet anlaşmalarını ihlal ettiğini öne sürüyor. Dava, özellikle yapay zeka modellerinin eğitim verisi olarak kullanılan metinlerin telif durumunu yeniden gündeme taşıyor. Google'ın daha önce de Google Books projesi kapsamında kitapları taraması nedeniyle benzer davalarla karşı karşıya kaldığı ancak bu kez durumun yapay zeka eğitimi boyutuyla farklılaştığı vurgulanıyor.
Küresel Boyut ve Yapay Zeka Hukuku
Bu dava, sadece ABD'de değil, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerde de yapay zeka ve telif hakkı arasındaki hassas dengeyi etkileyebilecek bir emsal teşkil ediyor. AB, yakın zamanda kabul ettiği Yapay Zeka Yasası (AI Act) ile bu tür uyuşmazlıklara yönelik düzenlemeler getirmeye çalışırken, ABD'de Kongre henüz kapsamlı bir yasal çerçeve oluşturmuş değil. Uzmanlar, mahkemenin kararının yapay zeka şirketlerinin eğitim verisi toplama yöntemlerini kökten değiştirebileceği görüşünde. Öte yandan, OpenAI, Microsoft ve Meta gibi diğer teknoloji devleri de benzer davalarla karşı karşıya. Google'ın savunmasının, kitapların kamuya açık kaynaklardan veya adil kullanım kapsamında elde edildiği yönünde olması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de de yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi ve fikri mülkiyet haklarının korunması arasındaki dengeyi yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Türkiye, AB'nin yapay zeka düzenlemelerine uyum sürecinde benzer hukuki tartışmalarla karşılaşabilir. Ayrıca, Türk yayınevleri ve yazarlar da eserlerinin yurtdışındaki yapay zeka projelerinde izinsiz kullanılması riskiyle karşı karşıya. Bu davanın sonucu, küresel yapay zeka ekosisteminde veri kullanımına ilişkin standartları belirleyecek bir emsal oluşturabilir; bu da Türkiye'nin ulusal yapay zeka stratejisi ve fikri mülkiyet politikalarını etkileyebilir.