ABD borsalarında halka arz hacmi tarihi seviyelere ulaşırken, yatırımcılar 1929 Büyük Buhranı ve 2000 Dot-com balonu öncesindeki benzer rekorları hatırlıyor. SpaceX, OpenAI gibi dev teknoloji şirketlerinin beklenen halka arzları, piyasada 40 büyüklüğünde bir düzeltme beklentisini körüklüyor. Uzmanlar, aşırı değerlenen hisselerin ve yüksek faiz ortamının, yeni bir mali krizi tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Yeni halka arz rekoru ve tarihsel paralellikler
2024 yılı ABD halka arz piyasasında son 20 yılın en yüksek işlem hacmine sahne oldu. Özellikle yapay zeka ve uzay teknolojileri alanındaki girişimlerin değerlemeleri, 1999-2000 dönemini aratmayacak seviyelere ulaştı. Federal Rezerv'in faiz indirim sinyalleri, bu balonu daha da şişiriyor. Ancak tarihsel veriler, halka arz hacminin zirve yaptığı dönemlerde piyasanın dibe vurduğunu gösteriyor.
1929'da halka arz rekoru kırıldıktan hemen sonra Wall Street çökmüş, Büyük Buhran başlamıştı. 2000 yılındaki dot-com balonunda da aynı senaryo yaşandı. Şimdi SpaceX (tahmini 200 milyar dolar değer) ve OpenAI (80 milyar dolar) gibi şirketler halka arza hazırlanırken, yatırımcılar 'tarih tekerrür ediyor' uyarılarını dikkate almaya başladı.
Piyasaları bekleyen büyük düzeltme
Analistlere göre, mevcut halka arz dalgası piyasanın zirvesine işaret ediyor olabilir. Kripto para piyasalarındaki volatilite, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının likidite sıkılaştırması, kırılganlığı artırıyor. 2000'deki Nasdaq çöküşü yüzde 78’di; bu kez yüzde 40’lık bir düşüş senaryosu konuşuluyor. SpaceX ve OpenAI’nin halka arzı, Likiditeyi çekerek diğer teknoloji hisselerinde de zincirleme satışlara yol açabilir. Özellikle yapay zeka balonunun söndüğü bir senaryoda, küresel risk iştahı aniden tersine dönebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel sermaye akımlarına ve risk iştahına oldukça duyarlı bir ekonomi. ABD borsalarında yaşanacak yüzde 40’lık bir düzeltme, gelişen piyasalardan hızlı sermaye çıkışına neden olabilir. Bu durum TL’de değer kaybı, faizlerde yükseliş ve Borsa İstanbul’da satış baskısı yaratabilir. Ayrıca Türk teknoloji şirketlerinin yurt dışı halka arz planlarını da olumsuz etkileyebilir. Küresel likidite daralması, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını artırarak kırılganlığı derinleştirebilir. Bu nedenle, yatırımcılar ve politika yapıcılar olası bir şoka karşı hazırlıklı olmalıdır.