Haiti hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump'a yakınlığıyla bilinen siyasi danışman Roger Stone ile yaklaşık 800 bin dolar değerinde bir lobi sözleşmesi imzaladı. Anlaşma, yüz binlerce Haitili'nin ABD'deki geçici koruma statüsünü kaybetmesinden sadece haftalar sonra geldi. Sözleşme, Haiti'nin Washington'daki çıkarlarını savunmak üzere Stone'un danışmanlık şirketi aracılığıyla yürütülecek.
Anlaşmanın Arka Planı ve Detayları
Belgelere göre, Haiti hükümeti ile Roger Stone arasındaki sözleşme yaklaşık 800 bin dolar değerinde. Anlaşmanın kapsamı, Haiti'nin ABD nezdindeki diplomatik ve siyasi çıkarlarını lobi faaliyetleriyle desteklemeyi içeriyor. Stone, Trump'ın uzun süredir dostu ve eski danışmanı olarak biliniyor; 2016 seçim kampanyasında kısa süreli görev almış, ardından Rusya soruşturması kapsamında yargılanmış ve Trump tarafından affedilmişti.
Haiti'nin bu adımı, ABD'nin geçici koruma statüsünü (TPS) sona erdirmesinin ardından geldi. Trump yönetimi, geçtiğimiz aylarda Haiti dahil bazı ülkeler için TPS'yi kaldırma kararı almıştı. Bu karar, ABD'de yaşayan yüz binlerce Haitili'nin sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalması anlamına geliyor. Haiti hükümeti, bu kararın geri alınması veya en azından yumuşatılması için lobi çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda.
Roger Stone, Cumhuriyetçi Parti içinde etkili bir isim olarak biliniyor. Trump ile olan yakın ilişkisi, Haiti'nin doğrudan Beyaz Saray nezdinde sözünü dinletebileceği bir kanal arayışının parçası olarak yorumlanıyor. Ancak Stone'un geçmişteki yasal sorunları ve tartışmalı sicili, bu lobi faaliyetinin etkinliği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Yine de Haiti, kritik bir dönemde ABD yönetimiyle ilişkilerini güçlendirmek için bu yolu seçmiş görünüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Haiti, yıllardır siyasi istikrarsızlık, ekonomik kriz ve doğal afetlerle boğuşuyor. Ülkedeki çetelerin kontrolü ve hükümetin otorite boşluğu, uluslararası müdahale tartışmalarını beraberinde getirmişti. ABD, Haiti'ye yönelik politikasında sert bir çizgi izlerken, göçmen koruma programlarını sonlandırarak ülkeye baskı yapıyor. Haiti'nin lobi girişimi, bu baskıyı hafifletme çabası olarak görülebilir.
Öte yandan, TPS'nin kaldırılması sadece Haiti'yi değil, benzer durumdaki diğer ülkeleri de etkiliyor. El Salvador, Honduras ve Nepal gibi ülkeler için de benzer kararlar alınmıştı. Bu durum, ABD'nin göçmen politikalarında genel bir sertleşmeye işaret ediyor. Haiti'nin Roger Stone üzerinden yürüttüğü lobi faaliyeti, diğer ülkeler için de bir model oluşturabilir; zira Trump yönetimiyle doğrudan bağlantılı isimler üzerinden etki sağlama arayışı yaygınlaşabilir.
Uluslararası kamuoyu, Haiti'nin içinde bulunduğu insani krize dikkat çekerken, ABD'nin sert göçmen politikaları eleştiriliyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, TPS'nin kaldırılmasının Haiti'deki istikrarsızlığı daha da derinleştireceği uyarısında bulunmuştu. Haiti hükümeti ise diplomasi ve lobi yoluyla bu kararı tersine çevirmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haiti'nin Roger Stone üzerinden yürüttüğü lobi faaliyeti, Türkiye'nin ABD ile yaşadığı benzer diplomatik sorunlar ve lobi ihtiyacı açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Türkiye, zaman zaman ABD yönetimiyle farklı konularda görüş ayrılıkları yaşıyor ve Kongre nezdinde etkili lobi faaliyetlerine ihtiyaç duyuyor. Ancak Türkiye, Haiti gibi kırılgan bir ekonomiye sahip olmadığından daha kurumsal ve çok boyutlu bir diplomasi yürütüyor. Yine de bu olay, ABD siyasetinde kişisel bağlantıların ve lobiciliğin ne kadar belirleyici olabildiğini gösteriyor. Türkiye'nin de benzer şekilde etkili isimler ve stratejik iletişim kanallarıyla ABD politikalarını yönlendirme çabaları, bu bağlamda değerlendirilebilir.