Haiti Seçim Kurulu, 13 Aralık'ta genel seçim yapılacağını duyurdu. Ancak başkent Port-au-Prince başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünü kontrol eden silahlı çeteler, seçim sürecini ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, ülkedeki aşırı şiddet ortamının seçimlerin yine ertelenmesine yol açacağını belirtiyor. Bu, Haiti'nin son yıllarda seçimleri ertelemesinin bir yenisi olacak.
Seçim Takvimi ve Güvenlik Krizinin Arka Planı
Haiti'de Devlet Başkanı Jovenel Moïse'in Temmuz 2021'de suikasta kurban gitmesinden bu yana ülke derin bir siyasi boşluk ve güvenlik krizi içinde. Mevcut hükümet, seçimleri organize etmek için gereken asgari güvenlik koşullarını sağlayamıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında Haiti'de 4 binden fazla kişi çete şiddeti nedeniyle hayatını kaybetti. 2024'ün ilk aylarında ise bu sayı hızla artmaya devam etti. Çeteler, başkentin yüzde 80'inden fazlasını kontrol ediyor ve seçim merkezlerine erişim imkânsız hale gelmiş durumda.
Seçim yetkilileri, 13 Aralık tarihini belirlerken uluslararası toplumun baskısı altındaydı. Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin onayladığı çok uluslu güvenlik misyonu (Kenya liderliğinde) henüz istenen etkiyi yaratamadı. Misyonun bütçe ve personel sıkıntısı çektiği, çetelerle mücadelede yetersiz kaldığı yönünde raporlar var. Haiti Seçim Kurulu Başkanı, "Güvenlik olmadan seçim olmaz" diyerek endişeleri dile getirdi. Ülkedeki seçim altyapısı da büyük ölçüde tahrip olmuş durumda; birçok okul ve kamu binası çeteler tarafından işgal edilmiş, seçim malzemeleri depolanamıyor.
Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, seçimlerin bu koşullarda yapılmasının halkın iradesini yansıtmayacağını savunuyor. Ayrıca, ülkenin geçici Devlet Başkanı Ariel Henry'nin istifa etmesi ve geçiş konseyinin kurulmasıyla siyasi belirsizlik daha da arttı. Yeni hükümet, seçimleri yapma konusunda kararlı görünse de, çetelerin tehditleri ve kaynak yetersizliği nedeniyle takvim sürekli öteleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Haiti'deki istikrarsızlık, sadece ülke içi bir mesele değil. Karayipler ve Latin Amerika için büyük bir güvenlik riski oluşturuyor. Çete şiddeti nedeniyle binlerce Haitili, komşu ülkelere (özellikle Dominik Cumhuriyeti, ABD ve Bahamalar) göç ediyor. ABD, Haiti'ye yönelik insani yardım ve güvenlik desteğini artırmış olsa da, asker gönderme konusunda isteksiz. Bölgesel örgüt CARICOM, seçimlerin yapılması için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor ancak somut bir sonuç alınamadı.
Uluslararası kamuoyu, Haiti'deki seçimlerin ertelenmesinin demokrasi açısından daha da büyük bir gerilemeye yol açacağı endişesini taşıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, tüm taraflara diyalog çağrısı yaparken, çete liderlerinin seçim sürecine müdahale etmemesi için uluslararası baskının artırılması gerektiğini vurguladı. Ancak şu ana kadar çeteler üzerinde caydırıcı bir etki yaratılamadı.
Haiti'nin seçim deneyimi, çatışma bölgelerinde demokrasinin nasıl kırılgan olduğunu gösteriyor. Ülke, bağımsızlığından bu yana sayısız darbe ve istikrarsızlık yaşadı; ancak mevcut çete şiddeti boyutu itibarıyla benzeri görülmemiş bir durum. Seçimlerin yapılıp yapılamayacağı, önümüzdeki haftalarda netleşecek. Eğer seçimler iptal edilirse, Haiti'nin meşru bir hükümete kavuşması daha da gecikecek ve ülke kaosa sürüklenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haiti'deki seçim krizi, doğrudan Türkiye'nin çıkar alanına girmese de, küresel istikrarsızlığın bir örneği olarak önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika ve Karayipler ile ilişkilerini geliştirme çabasında. Haiti'deki kaos, bölgesel göç dalgalarını tetikleyerek Avrupa ve ABD üzerinden dolaylı da olsa Türkiye'yi etkileyebilir. Ayrıca, BM çatışma bölgelerinde barışı koruma misyonlarına katkı sağlayan Türkiye için Haiti, çok taraflı diplomasi deneyimi açısından ders niteliğinde. Türkiye, istikrarsız bölgelerde istikrarın önemini vurgularken, insani yardım ve kalkınma iş birliği konularında daha aktif rol alabilir.