Haiti'de, altı gün önce çete bastırma gücü bünyesinde görev yaparken pusuya düşürülen ve kaybolan dört El Salvador askerinin cesetlerine ulaşıldığı bildirildi. El Salvador hükümeti, askerlerin bulunması için ülkeye yüzlerce asker göndermişti. Olay, Haiti'deki güvenlik krizinin derinleştiğini ve uluslararası müdahalenin risklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın Arka Planı
El Salvador, Birleşmiş Milletler destekli Çok Uluslu Güvenlik Destek Misyonu (MSS) kapsamında Haiti'ye asker göndermişti. Ülkenin çete şiddetiyle mücadelesine katkı sağlamak amacıyla görevlendirilen Salvadorlu askerler, başkent Port-au-Prince yakınlarında pusuya düşürüldü. Saldırının ardından kaybolan dört asker için geniş çaplı arama operasyonu başlatıldı. El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada askerlerin bulunması için tüm imkanların seferber edildiğini duyurmuştu. Arama çalışmalarına yüzlerce asker katıldı. Cesetlerin bulunduğu bilgisi, aileler ve kamuoyu için acı bir sonu işaret ediyor.
Haiti, uzun süredir çetelerin kontrolü altında. 2021'de Devlet Başkanı Jovenel Moise'in suikastı sonrası ülke siyasi istikrarsızlığa sürüklendi. Çeteler başkentin büyük bölümünü ele geçirdi ve şiddet olayları arttı. BM Güvenlik Konseyi, 2023'te Kenya liderliğinde çok uluslu bir güç gönderme kararı almıştı. El Salvador da bu misyona asker katkısı sağlayan ülkeler arasında. Ancak misyonun etkinliği tartışılıyor; askerlerin pusuya düşürülmesi, operasyonların zorluğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Haiti'deki kriz, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde istikrarsızlık kaynağı. Göç dalgaları, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticareti komşu ülkeleri de etkiliyor. ABD ve Kanada, Haiti'ye yönelik yaptırımlar ve mali destek konusunda isteksiz davranıyor. Bölgesel örgütler ise çözüm üretmekte yetersiz kalıyor. El Salvador'un asker göndermesi, Bukele'nin sert güvenlik politikalarını uluslararası alanda meşrulaştırma çabası olarak da yorumlanıyor. Ancak kayıplar, bu tür müdahalelerin maliyetini ortaya koyuyor.
Uluslararası toplum, Haiti'de kalıcı bir çözüm için siyasi diyalog ve kurumsal kapasite inşasının şart olduğunu vurguluyor. Ancak çetelerin silah bırakmaması ve siyasi belirsizlik, çabaları baltalıyor. Son olay, BM misyonunun geleceğini de tartışmaya açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haiti'deki gelişme, Türkiye'nin doğrudan bir çıkar alanında olmasa da küresel güvenlik ve insani krizler açısından dersler içeriyor. Türkiye, BM barışı koruma operasyonlarına katkı sağlayan bir ülke olarak, Haiti gibi karmaşık ortamlarda görev almanın risklerini iyi biliyor. Ayrıca Latin Amerika'da artan istikrarsızlık, bölgeyle ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştiren Türkiye için uzun vadeli risk oluşturabilir. Türkiye, insani yardım ve kalkınma işbirliği yoluyla Haiti halkına destek olabilir; ancak askeri angajman konusunda temkinli davranması beklenir.