Brezilya'da 26 Ekim Pazar günü yapılacak başkanlık seçimlerinin ikinci turu öncesinde, Cumartesi günü açıklanan bir dizi anket, Senatör Flavio Bolsonaro ile Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva arasında başa baş bir yarış olduğunu ortaya koydu. Sağcı aday Bolsonaro, ilk turda solcu rakibinin önünde bitirmesinin ardından hâlâ kazanma şansı en yüksek isim olarak görülüyor. Ancak anketler, seçmenin büyük ölçüde kararsız olduğunu ve yarışın son ana kadar çekişmeli geçeceğini gösteriyor.
Seçim süreci ve ilk tur sonuçları
Brezilya'da 5 Ekim'de yapılan ilk tur seçimlerinde hiçbir aday yüzde 50'yi aşamadığı için seçim ikinci tura kaldı. İlk turda eski Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ile Senatör Flavio Bolsonaro en fazla oyu aldı. Ancak ilk tur sonuçları, Bolsonaro'nun beklenenden daha güçlü bir performans sergilediğini gösterdi. Lula da Silva ise solcu seçmenin desteğini korumakla birlikte, özellikle büyük şehirlerde ve orta sınıf arasında beklediği desteği tam olarak sağlayamadı. İlk turun ardından her iki aday da ittifak arayışlarını hızlandırdı ve ikinci tur için stratejilerini yeniden şekillendirdi.
İkinci tur kampanyası, ekonomi, yolsuzlukla mücadele ve sosyal politikalar etrafında şekilleniyor. Lula da Silva, geçmişteki sosyal programlarını ve ekonomik büyüme vaatlerini öne çıkarırken, Bolsonaro daha muhafazakâr bir çizgide, güvenlik ve piyasa dostu politikaları vurguluyor. Seçmen anketleri, özellikle genç seçmenler ve kadınlar arasında Lula'nın, iş dünyası ve dindar seçmenler arasında ise Bolsonaro'nun daha güçlü olduğunu gösteriyor.
Anketlerin gösterdiği tablo
Cumartesi günü yayınlanan anketler, iki adayın oy oranlarının birbirine çok yakın olduğunu ortaya koydu. Bazı anketlerde Bolsonaro birkaç puan önde görünürken, diğerlerinde Lula önde. Ancak tüm anketlerde hata payı göz önüne alındığında yarışın başa baş olduğu kabul ediliyor. Uzmanlar, kararsız seçmen oranının yüksekliğine dikkat çekerek, sonuçların sürprizlere açık olduğunu belirtiyor. Özellikle son hafta içinde yapılan anketlerde Bolsonaro'nun oy oranında hafif bir artış gözlemlenirken, Lula'nın oyu sabit kaldı. Bu durum, sağcı adayın kampanyasının son düzlükte ivme kazandığı şeklinde yorumlanıyor.
Brezilya'da seçim anketleri geçmişte zaman zaman yanıltıcı sonuçlar verebiliyor. 2018 seçimlerinde de anketler Bolsonaro'nun babası Jair Bolsonaro'nun beklenenden daha yüksek oy alacağını öngörememişti. Bu nedenle analistler, anket sonuçlarına temkinli yaklaşılması gerektiğini vurguluyor. Ancak yine de mevcut tablo, ikinci turun oldukça çekişmeli geçeceğini ve seçmenin sandığa büyük ilgi göstereceğini işaret ediyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Brezilya, Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi ve bölgesel bir güç olarak, seçim sonuçlarından doğrudan etkilenecek. Lula da Silva'nın kazanması durumunda, solcu bir yönetimin bölgedeki diğer sol hükümetlerle (Arjantin, Şili, Kolombiya gibi) ilişkileri güçlendirmesi ve Mercosur ticaret bloğunda daha aktif bir rol alması bekleniyor. Bolsonaro'nun zaferi ise sağcı popülist dalganın bölgede yeniden yükselişe geçtiği şeklinde yorumlanabilir ve ABD ile daha yakın ilişkiler kurulmasına yol açabilir.
Küresel açıdan bakıldığında, Brezilya'nın iklim politikaları da seçim sonucuna bağlı olarak değişebilir. Lula, Amazon ormanlarının korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda daha istekli bir tutum sergileyeceğini vaat ederken, Bolsonaro çevre düzenlemelerinde daha esnek bir yaklaşım benimseyebilir. Bu durum, küresel iklim müzakerelerini ve yeşil enerji yatırımlarını etkileyebilir. Ayrıca, Brezilya'nın tarım ihracatı ve emtia fiyatları da seçim sonuçlarına göre dalgalanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'daki seçim sonuçları, Türkiye'nin Latin Amerika ile olan ticari ve diplomatik ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Brezilya ile ticaret hacmini artırmaya yönelik adımlar atmış ve Mercosur ile serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde mesafe kat etmeyi hedeflemişti. Lula'nın kazanması, Türkiye'nin bölgedeki sol eğilimli hükümetlerle olan diyaloğunu güçlendirebilir ve karşılıklı yatırımlar için uygun bir zemin yaratabilir. Öte yandan, Bolsonaro'nun zaferi, Türkiye'nin Brezilya ile olan ilişkilerinde ekonomik ve ticari öncelikleri ön planda tutmasına yol açabilir. Her iki senaryoda da Türkiye'nin Brezilya ile olan ilişkilerini pragmatik bir çerçevede sürdürmesi bekleniyor.