Haidilao International Holding, kurucusu Zhang Yong'a 100 milyon yuan (yaklaşık 14,9 milyon dolar) tutarında, bir ay vadeli bir kredi sağlama anlaşmasına vardı. Şirketin Hong Kong borsasına yaptığı açıklamaya göre kredi, Hong Kong doları cinsinden eşdeğeri üzerinden kullandırılacak. Bu gelişme, yatırımcıların Çin hükümetinin 22 Ekim'de yürürlüğe girecek offshore tröstlere ilişkin vergi düzenlemesini yakından izlediği bir dönemde piyasalarda yoğun spekülasyona yol açtı.
Kredinin arka planı ve şirket yapısı
Haidilao, dünyaca ünlü bir sıcak çorba (hot pot) restoran zinciri olarak biliniyor. Şirket, 2018 yılında Hong Kong borsasında işlem görmeye başlamış ve kurucusu Zhang Yong, Çin'in en zengin iş insanları arasında yer alıyor. Zhang Yong, şirketin önemli hissedarlarından biri ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı. Son yıllarda Haidilao, hızlı büyüme stratejisi ve pandemi sonrası toparlanma çabalarıyla gündemdeydi. Ancak bu kez şirketin finansal işlemleri, vergi planlaması açısından dikkatleri üzerine çekti.
Şirketin açıklamasına göre, Zhang Yong'a sağlanacak kredi, kısa vadeli bir likidite ihtiyacını karşılamak amacıyla verildi. Kredinin bir ay gibi kısa bir vadeye sahip olması, piyasa oyuncuları tarafından olağandışı bir hamle olarak yorumlandı. Normalde şirketler, kurucularına veya yöneticilerine uzun vadeli krediler sağlayabilirken, bu kadar kısa süreli bir kredi, vergi düzenlemelerinden kaçınmak için bir araç olarak kullanılabileceği şüphesini doğurdu.
Çin'in offshore tröst düzenlemesi ve vergi spekülasyonu
Çin hükümeti, uzun süredir offshore tröstler aracılığıyla vergi kaçırılmasını engellemek için çeşitli düzenlemeler üzerinde çalışıyor. 22 Ekim'de yürürlüğe girecek olan yeni düzenleme, yurt dışında kurulan tröstlerin ve bu tröstler aracılığıyla elde edilen gelirlerin daha sıkı bir şekilde denetlenmesini öngörüyor. Özellikle yüksek gelirli bireylerin ve şirket sahiplerinin, varlıklarını offshore yapılar üzerinden vergiden muaf tutma girişimleri hedef alınıyor.
Bu düzenleme kapsamında, Çin vatandaşlarının yurt dışında kurdukları tröstlerin ve bu tröstlerin sağladığı kredilerin vergiye tabi olup olmayacağı konusu belirsizliğini koruyor. Zhang Yong gibi zengin iş insanlarının, servetlerini offshore tröstler aracılığıyla yönetmeleri yaygın bir uygulama. Dolayısıyla Haidilao'nun kurucusuna sağladığı kredi, bu tür yapıların vergi düzenlemesi öncesinde nasıl konumlandırılacağına dair bir gösterge olarak algılanıyor.
Piyasa analistleri, şirketin bu hamlesinin yeni vergi kurallarına uyum sağlamak veya olası bir vergi yükümlülüğünü önceden hafifletmek amacıyla yapılmış olabileceğini belirtiyor. Ancak şirket yetkilileri, kredinin tamamen ticari gerekçelerle verildiğini ve vergi düzenlemesiyle bir ilgisi olmadığını savunuyor. Yine de yatırımcılar, Çin'deki vergi otoritelerinin offshore tröstlere yönelik artan denetimi karşısında temkinli davranıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olarak, vergi politikaları ve offshore varlık düzenlemeleriyle küresel sermaye akımlarını etkileyebiliyor. Özellikle Hong Kong üzerinden yürütülen offshore işlemler, Çin anakarası ile uluslararası piyasalar arasında köprü işlevi görüyor. Çin'in offshore tröstlere yönelik sıkılaştırması, sadece ülke içindeki zenginleri değil, aynı zamanda Hong Kong ve diğer uluslararası finans merkezlerindeki yatırımcıları da yakından ilgilendiriyor.
Haidilao gibi büyük bir şirketin kurucusuna sağladığı kredi, Çin'deki diğer şirketler için de bir emsal oluşturabilir. Şirketlerin, vergi düzenlemeleri öncesinde benzer adımlar atıp atmayacağı merak konusu. Ayrıca bu gelişme, Çin'in vergi şeffaflığı konusundaki kararlılığını göstermesi açısından da önemli. Uluslararası yatırımcılar, Çin'in offshore vergi cennetlerine yönelik tutumunu izleyerek, gelecekteki yatırım kararlarını şekillendirebilir.
Küresel ölçekte ise, vergi kaçırma ve offshore varlık düzenlemeleri, OECD ve G20 gibi uluslararası kuruluşların da gündeminde. Çin'in attığı adımlar, küresel vergi işbirliği çabalarına katkı sağlayabilir. Ancak aynı zamanda, sermaye üzerindeki kontrollerin artması, uluslararası yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir. Haidilao örneği, bu dengenin nasıl kurulacağına dair bir vaka olarak inceleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin ile artan ekonomik ve ticari ilişkilere sahip olsa da, bu gelişme doğrudan Türk dış politikası veya ekonomisiyle ilgili değil. Ancak küresel vergi düzenlemeleri ve offshore varlıkların denetimi, Türk yatırımcıları ve şirketleri için de dolaylı etkiler yaratabilir. Çin'in offshore tröstlere yönelik sıkılaştırması, uluslararası vergi işbirliğini güçlendirerek, Türkiye gibi ülkelerin de vergi şeffaflığı konusunda benzer adımlar atmasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca Hong Kong'daki finansal hareketlilik, Türk ihracatçıları ve yatırımcıları için fırsatlar ve riskler barındırıyor. Türkiye, Çin ile ticaretini geliştirirken, bu tür düzenlemelerin yaratacağı belirsizlikleri dikkate almalı.