İsrail'in önde gelen günlük gazetelerinden Haaretz, Cuma günü yayımladığı analizde Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD nezdinde İsrail'in itibarını "eşi benzeri görülmemiş bir düşük seviyeye" sürüklediğini öne sürdü. Gazete, "İsrail'in davranışlarını ve özellikle ABD ile ilişkilerini takip eden herkes yıllardır eşi benzeri görülmemiş bir kriz konusunda uyarılarda bulunuyordu" ifadelerine yer verdi. Haaretz'e göre, söz konusu uyarılar artık gerçeğe dönüşmüş durumda ve İsrail'in uluslararası konumu ciddi bir erozyonla karşı karşıya.
İsrail-ABD İlişkilerinde Derinleşen Kriz
Haaretz'in değerlendirmesi, İsrail ile ABD arasındaki stratejik ilişkilerin son yıllarda nasıl bir gerilim hattına girdiğini gözler önüne seriyor. Gazete, Netanyahu hükümetinin politikalarının Washington'da yarattığı rahatsızlığın yalnızca geçici bir durum olmadığını, aksine yapısal bir kırılganlığa işaret ettiğini vurguluyor. İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonları, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri ve iki devletli çözüm perspektifinin rafa kaldırılması, ABD yönetimi ve kamuoyunda İsrail'e yönelik eleştirilerin dozunu artırmış durumda.
Özellikle ABD'nin genç nesil siyasetçileri ve Demokrat Parti tabanında İsrail'e yönelik desteğin azalması, Netanyahu'nun politikalarının doğrudan bir sonucu olarak görülüyor. Haaretz, bu durumun İsrail'in ABD'deki geleneksel iki partili desteğini aşındırdığını ve ülkenin imajını uluslararası alanda zedelediğini belirtiyor. Gazete, Netanyahu'nun ABD Kongresi'nde konuşma yapması gibi hamlelerin bile ilişkileri onarmaya yetmediğini, aksine kutuplaşmayı derinleştirdiğini ima ediyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'in ABD nezdindeki itibar kaybı, yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmayıp Orta Doğu dengelerini de etkiliyor. ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz desteğin sorgulanmaya başlanması, bölgedeki diğer aktörlerin pozisyonlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. İran, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri gibi bölgesel güçler, ABD-İsrail hattındaki çatlakları kendi lehlerine kullanma arayışına girebilir. Ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail yetkilileri hakkındaki olası soruşturmaları ve Birleşmiş Milletler'de artan eleştiriler, İsrail'in uluslararası meşruiyetini daha da zayıflatabilir.
Haaretz'in analizi, İsrail iç siyasetinde de yankı buluyor. Netanyahu karşıtları, Başbakan'ın kişisel siyasi çıkarları uğruna ülkenin stratejik çıkarlarını feda ettiğini savunuyor. Muhalefet, erken seçim çağrılarını yinelerken, kamuoyu yoklamaları Netanyahu'nun popülaritesinin azaldığını gösteriyor. Ancak Netanyahu, koalisyon ortaklarını bir arada tutarak iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Bu durum, İsrail'in ABD ile ilişkilerini normalleştirme çabalarını da sekteye uğratıyor.
Öte yandan, ABD yönetimi İsrail'e yönelik eleştirilerini zaman zaman sertleştirse de askeri ve istihbari iş birliğini sürdürüyor. Ancak Haaretz'e göre bu iş birliği, İsrail'in imajını kurtarmaya yetmiyor; zira uluslararası kamuoyunda İsrail algısı giderek olumsuzlaşıyor. Gazete, Netanyahu'nun ABD'deki itibar kaybının İsrail'in caydırıcılığını da zayıflattığını, zira ABD desteğinin İsrail'in güvenlik doktrininin temel taşı olduğunu hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in ABD nezdindeki itibar kaybı, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından önemli bir pencere açıyor. Ankara, uzun süredir İsrail'in Gazze politikalarını eleştiriyor ve Filistin davasını savunuyor. ABD-İsrail hattındaki çatlak, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ayrıca, ABD'nin İsrail'e yönelik desteğinin sorgulanması, Türkiye'nin Washington ile ilişkilerinde yeni bir denge unsuru yaratabilir. Ekonomik ve güvenlik açısından ise Türkiye, bölgede artan istikrarsızlıktan olumsuz etkilenebilir; bu nedenle diplomatik kanalları açık tutmak ve savunma iş birliklerini çeşitlendirmek önem taşıyor.