Gürcistan, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası taşıyıcı annelikte önemli bir merkez haline geldi. DW'nin araştırmasına göre, çocuk sahibi olmak isteyen çiftler, Gürcistan'daki taşıyıcı annelik ajanslarına yöneliyor ancak bu sürecin gizli maliyetlerini tam olarak bilmiyor. Ülke, yasal düzenlemeleri ve görece düşük maliyetleriyle dikkat çekerken, artan talep sektörde bazı sorunları da beraberinde getiriyor.
Taşıyıcı Annelikte Gürcistan'ın Yükselişi
Gürcistan'da taşıyıcı annelik, 1997'den beri yasal olarak düzenlenmiş durumda. Ancak ülkenin bu alanda uluslararası bir merkez haline gelmesi, 2022'de Ukrayna'daki savaşın taşıyıcı annelik hizmetlerini aksatmasıyla hızlandı. Ukrayna, daha önce dünyanın en büyük taşıyıcı annelik merkezlerinden biriydi; savaş nedeniyle birçok çift alternatif arayışına girdi. Gürcistan, coğrafi yakınlığı, nispeten düşük maliyetleri ve elverişli yasalarıyla bu boşluğu doldurdu.
DW'nin görüştüğü ebeveynler ve ebeveyn olmak isteyenler, sürecin göründüğü kadar basit olmadığını belirtiyor. Ajansların sunduğu paket fiyatların ötesinde, tıbbi testler, yasal prosedürler, seyahat ve konaklama gibi ek masraflar ortaya çıkabiliyor. Ayrıca, taşıyıcı annelerin sağlık hizmetlerine erişimi ve doğum sonrası süreçlerde yaşanan belirsizlikler, çiftlerin karşılaştığı diğer zorluklar arasında.
Gürcistan'da taşıyıcı annelik, yabancı çiftlere de açık. Ancak yasal süreçlerin karmaşıklığı ve dil bariyeri, bazı ailelerin ek aracılarla çalışmasını gerektiriyor. Bu da maliyetleri artırıyor. Uzmanlar, sektörde standart bir fiyatlandırma olmadığını ve şeffaflığın eksik olduğunu vurguluyor.
Sektörün Küresel Boyutu ve Etik Sorunlar
Taşıyıcı annelik, küresel ölçekte tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Bazı ülkeler ticari taşıyıcı anneliği yasaklarken, Gürcistan gibi ülkeler belirli kurallar çerçevesinde izin veriyor. Bu durum, "taşıyıcı annelik turizmi" olarak adlandırılan bir akımı da beraberinde getiriyor. Eleştirmenler, düşük gelirli ülkelerdeki taşıyıcı annelerin sömürülme riskine dikkat çekiyor.
DW'nin haberine göre, Gürcistan'da taşıyıcı annelik yapan kadınlar genellikle ekonomik zorluklar içinde ve bu işi gelir kaynağı olarak görüyor. Ancak yasal koruma ve tıbbi takip konusunda eksiklikler olabiliyor. Çiftler ise hem etik kaygılar hem de yasal belirsizliklerle baş etmek zorunda.
Uzmanlar, taşıyıcı annelik sürecinin düzenlenmesi ve denetlenmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, hem taşıyıcı anneler hem de çocuk sahibi olmak isteyen aileler risk altında kalabilir. Gürcistan hükümeti, artan talebe karşı yeni düzenlemeler yapmayı düşünüyor ancak henüz somut bir adım atılmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de ticari taşıyıcı annelik yasal olarak yasak. Bu nedenle, çocuk sahibi olmak isteyen bazı Türk çiftler de yurt dışındaki taşıyıcı annelik hizmetlerine yönelebiliyor. Gürcistan'ın komşu ülke olması ve vize kolaylığı, bu tür bir tercihi kolaylaştırabilir. Ancak yasal ve etik riskler, Türk vatandaşları için de geçerli. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel istikrarı açısından Gürcistan'daki sosyal ve yasal gelişmeler yakından izlenmeli. Taşıyıcı annelik sektöründeki düzenlemeler, Türkiye'deki yasal çerçeveyi de dolaylı olarak etkileyebilir.