Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol'un Moğolistan'a gerçekleştirdiği resmî ziyaret, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 34. yıl dönümünde stratejik bir ortaklık seviyesine yükseltilmesiyle sonuçlandı. Ulan Batur'da Moğolistan Cumhurbaşkanı Ukhnaagiin Khürelsükh ile bir araya gelen Yoon, imzalanan ortak bildiriyle tarafların “kapsamlı ortaklık”tan “stratejik ortaklık”a geçtiğini duyurdu. Bu adım, değişen bölgesel jeopolitik dengelerde iki ülkenin birbirine daha fazla yaslandığı bir döneme işaret ediyor. Görüşmelerde savunma sanayii, kritik madenler ve enerji alanlarında somut iş birliği anlaşmaları imzalanırken, Kuzey Kore'nin artan askerî faaliyetlerine karşı ortak bir tutum sergilenmesi de öne çıktı.
Gelişmenin arka planı
Güney Kore-Moğolistan ilişkileri, Soğuk Savaş sonrası 1990'da kurulan diplomatik bağların ardından istikrarlı bir şekilde gelişti. Ancak son yıllarda Çin ile Rusya arasında sıkışmış bir kara ülkesi olan Moğolistan'ın “üçüncü komşu” politikası, Seul ile ilişkilerini yeni bir boyuta taşıdı. Yoon'un ziyareti sırasında iki ülke, kritik maden tedariki ve nadir toprak elementleri konusunda mutabakat zabıtları imzaladı. Moğolistan, Güney Kore'nin elektrikli araç bataryaları ve yarı iletken üretimi için hayati önemdeki lityum, bakır ve nadir toprak elementlerine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Güney Koreli savunma şirketi LIG Nex1 ile Moğolistan arasında hava savunma sistemleri ve radar teknolojilerine ilişkin bir ihracat anlaşması yapıldığı bildirildi. Ekonomik boyutta ise iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1,5 milyar dolara ulaştığı ve bu rakamın stratejik ortaklıkla daha da artması bekleniyor.
Bölgesel jeopolitik boyut
Bu yakınlaşma, Kuzey Kore'nin nükleer ve balistik füze programlarını yoğunlaştırdığı, Çin ile ABD arasındaki rekabetin Asya-Pasifik'te kızıştığı bir döneme denk geliyor. Moğolistan, Kuzey Kore ile diplomatik ilişkilerini sürdüren nadir ülkelerden biri olarak Seul'e Pyongyang üzerinde bir kanal sağlıyor. Ulan Batur, BM Güvenlik Konseyi'nin Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımlarına uyarken, Yoon yönetimi de Moğolistan'ın “üçüncü komşu” stratejisini destekliyor. Öte yandan Çin ve Rusya'nın Moğolistan üzerindeki geleneksel nüfuzu, Seul'ün bu ülkeyle ilişkilerini derinleştirmesini sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir hamle hâline getiriyor. Uzmanlar, Güney Kore'nin Moğolistan'daki yatırımlarının, Orta Asya'ya açılan bir köprü olarak Türkiye'nin de dikkatini çekebilecek bir rekabet alanı yaratabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Kore-Moğolistan stratejik ortaklığı, Türkiye'nin de Orta Asya'da izlediği çok yönlü dış politika açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, Moğolistan ile kültürel ve diplomatik bağlarını derinleştirirken, aynı zamanda Güney Kore ile savunma sanayii ve teknoloji alanlarında iş birliği yürütüyor. Bu yeni ortaklık, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve siyasi nüfuzunu doğrudan etkilemese de, üçüncü ülkelerin Orta Asya ve Pasifik arasında kurduğu bağlantıları çeşitlendirmesi, Ankara'nın Asya Açılımı stratejisi kapsamında fırsatları yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.