Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk-yeol'un kamuoyu onay oranı, altı hafta üst üste düşerek göreve başladığından bu yana en düşük seviyeye geriledi. Konut politikaları, siyasi çekişmeler ve güvenlik endişeleri, halkın tepkisini artırırken, iktidardaki Demokrat Parti'nin de oy kaybı yaşadığı belirtiliyor. Bu durum, Yoon yönetiminin ikinci yılında karşı karşıya kaldığı en büyük siyasi kriz olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Son anketlere göre, Yoon Suk-yeol'un onay oranı yüzde 24'e kadar geriledi. Bu, Yoon'un Mayıs 2022'de göreve başlamasından bu yana en düşük seviye. Altı haftadır süren düşüş, hükümetin konut fiyatlarındaki artışı kontrol altına alamaması, muhalefetle yaşanan sert siyasi çekişmeler ve Kuzey Kore'nin artan askeri tehditleri karşısında yetersiz kalındığı algısından kaynaklanıyor. Özellikle Seul ve çevresinde konut fiyatlarının hızla yükselmesi, genç seçmenler başta olmak üzere halkın büyük bir kesimini olumsuz etkiliyor. Hükümetin uygulamaya koyduğu konut politikalarının beklenen etkiyi yaratmaması, Yoon'un vaatlerinin sorgulanmasına neden oluyor.
Siyasi alanda ise Yoon ile muhalefet arasındaki gerginlik tırmanıyor. Özellikle medya yasaları ve savcılık reformu gibi konularda yaşanan anlaşmazlıklar, mecliste kilitlenmelere yol açıyor. Bu durum, halkın gözünde hükümetin etkisizliğini pekiştiriyor. Güvenlik cephesinde ise Kuzey Kore'nin nükleer ve füze denemelerine devam etmesi, Yoon'un sert söylemlerine rağmen halkta güven eksikliği yaratıyor. Özellikle genç nüfusun Kuzey Kore tehdidine karşı daha kaygılı olduğu ve hükümetin bu konuda yeterli önlem almadığını düşündüğü görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yoon'un düşen onay oranı, yalnızca iç siyaseti etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda Güney Kore'nin uluslararası itibarını ve bölgesel dengeleri de etkiliyor. ABD ile ittifakı güçlendirme çabaları ve Japonya ile ilişkileri normalleştirme girişimleri, Yoon'un dış politika öncelikleri arasında. Ancak içerideki zayıf desteği, bu politikaların uygulanmasında elini zayıflatıyor. Kuzey Kore ile ilişkilerde ise Yoon'un sert tutumu, tansiyonun yüksek kalmasına neden oluyor. Bu durum, bölgedeki diğer aktörlerin (Çin, Rusya) da dikkatini çekiyor.
Güney Kore'nin ekonomik olarak güçlü bir ülke olması, iç siyasi istikrarsızlığın küresel etkilerini de beraberinde getiriyor. Özellikle yatırımcı güveni ve finansal piyasalar, siyasi belirsizliklerden olumsuz etkilenebiliyor. Ayrıca, Güney Kore'nin Kuzey Kore karşısındaki duruşu ve ABD ile olan ittifakı, bölgesel güvenlik mimarisini şekillendiriyor. Yoon'un zayıflaması, müttefikler nezdinde Güney Kore'nin güvenilirliği konusunda soru işaretleri oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki dengeleri etkileyen önemli bir faktör olarak değerlendirilebilir. Güney Kore, Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarından biri ve savunma sanayii alanında iş birlikleri mevcut. Yoon'un zayıflaması, iki ülke arasındaki ekonomik ve askeri iş birliklerini doğrudan etkilemese de, bölgedeki istikrarın önemini vurguluyor. Ayrıca, Kuzey Kore'nin nükleer programı, küresel güvenlik için tehdit oluşturduğundan, Türkiye'nin de içinde bulunduğu uluslararası toplumun bu konudaki hassasiyeti artıyor. Türkiye'nin, Kore Yarımadası'ndaki barış ve istikrarın korunmasına yönelik diplomatik çabalara destek vermesi beklenir.