Seul'ün resmi verilerine göre, Kuzey Kore ekonomisi 2025 yılında üst üste üçüncü kez yüzde 3'ün üzerinde büyüme kaydetti. Güney Kore Merkez Bankası'nın (BOK) 29 Temmuz'da açıkladığı tahminlere göre, Kuzey Kore'nin gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) geçen yıl yüzde 3,1 oranında arttı. Bu, 2023'teki yüzde 3,1 ve 2024'teki yüzde 3,2'lik büyümenin ardından kaydedilen üçüncü yıl oldu. Böylece Kuzey Kore ekonomisi, pandemi dönemindeki daralmanın ardından toparlanma eğilimini sürdürdü.
Büyümenin Arkasındaki Faktörler ve Sektörel Görünüm
BOK verilerine göre, Kuzey Kore'nin inşaat sektörü yüzde 7,2'lik bir büyüme göstererek genel büyümeye en büyük katkıyı sağladı. Madencilik ve imalat sektörü ise yüzde 4,9'luk bir büyüme kaydetti. Enerji, su ve gaz sektörü de yüzde 3,2'lik bir artış gösterdi. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü yüzde 1,1'lik mütevazı bir büyüme gösterirken, hizmet sektörü ise yüzde 2,1'lik bir artış yaşadı. Bu sektörel dağılım, Kuzey Kore'nin ekonomik toparlanmasının özellikle altyapı yatırımları ve enerji sektöründeki iyileşmelerle desteklendiğini ortaya koyuyor.
Ancak uzmanlar, bu büyüme rakamlarının, ülkenin uluslararası yaptırımlar altında ekonomik zorluklarla mücadele ettiği bir dönemde geldiğine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin uyguladığı yaptırımlar, Kuzey Kore'nin ihracatını ve dış ticaretini sınırlandırıyor. Buna rağmen, Kuzey Kore'nin son yıllarda Rusya ile geliştirdiği yakın ilişkiler, ekonomik alanda yeni fırsatlar yaratmış olabilir. Batılı istihbarat kaynakları, Kuzey Kore'nin Rusya'ya askeri malzeme ve mühimmat tedarik ettiğini öne sürüyor ve bu ticaretin ülke ekonomisine önemli bir gelir kaynağı sağladığı düşünülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yaptırımlar ve Rusya Faktörü
Güney Kore Merkez Bankası'nın yayımladığı bu tahminler, Kuzey Kore ekonomisinin uluslararası toplumun baskısına rağmen bir ölçüde dirençli olduğunu gösteriyor. Ancak bu büyümenin sürdürülebilir olup olmadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Özellikle, Kuzey Kore'nin nükleer ve balistik füze programlarına yaptığı yoğun harcamalar, ekonominin diğer alanlarına yapılan yatırımları kısıtlıyor. Ayrıca, ülkenin altyapısının eski olduğu ve enerji arzının yetersiz kaldığı biliniyor.
Kuzey Kore'nin ekonomik büyümesi, bölgesel güç dengesi açısından da önem taşıyor. Güney Kore ve Japonya, Kuzey Kore'nin askeri tehditleri karşısında savunma harcamalarını artırırken, Çin ve Rusya ile olan ilişkileri de yakından izleniyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı nedeniyle Batı'nın uyguladığı yaptırımlara rağmen, Kuzey Kore-Rusya iş birliğinin derinleştiği gözlemleniyor. Bu durum, bölgedeki jeopolitik dinamikleri değiştirebilir ve uluslararası toplumun Kuzey Kore'ye yönelik yaklaşımını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuzey Kore'nin ekonomik büyümesi, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel jeopolitik dengeler açısından önem taşıyor. Kuzey Kore'nin Rusya ile artan iş birliği, Batı'nın yaptırım politikalarını zayıflatabilir ve uluslararası güvenlik mimarisini etkileyebilir. Türkiye, NATO üyesi olarak Batı ittifakının bir parçası konumunda; bu nedenle Kuzey Kore'nin Rusya'ya verdiği destek, Avrupa güvenliği ve küresel düzen açısından yakından izlenmelidir. Ayrıca, Kuzey Kore'nin ekonomik toparlanması, Asya-Pasifik bölgesindeki istikrarı etkileyebilir ve bu da Türkiye'nin bölgeyle olan ticari ve diplomatik ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir.