İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Cueta'ya dün binlerce göçmenin sınırı geçerek girmesiyle en az 19 kişi hayatını kaybetti. İspanyol hükümeti, Fas'ın kuzeyindeki sınır kasabasında yaşanan insan akınının ardından acil durum ilan etti. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in bugün bölgeyi ziyaret etmesi beklenirken, İtalya İspanya'nın Schengen vize bölgesinden geçici olarak çıkarılması yönünde çağrıda bulundu. Göçmenlerin büyük bölümünün Sahra Altı Afrika'dan geldiği, aralarında kadın ve çocukların da olduğu bildirildi.
Cueta'da yaşananlar
Fas ile İspanya arasındaki sınırın hemen güneyinde yer alan ve Akdeniz'e kıyısı bulunan Cueta, Avrupa Birliği'nin (AB) Afrika kıtasındaki iki topraklarından biri. Yaklaşık 85 bin nüfuslu kent, yasa dışı göçmenlerin Avrupa'ya ulaşmak için sıklıkla kullandığı bir geçiş noktası konumunda. Dün sabah saatlerinde binlerce kişilik bir grup, Fas tarafındaki Fnideq kasabasından deniz yoluyla veya karadan sınır çitlerini aşarak Cueta'ya girmeye çalıştı.
İspanyol yetkililer, sınırı geçmeye çalışanlar arasında boğulma ve ezilme vakalarının yaşandığını doğruladı. Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan İspanyol hükümet yetkilisi, en az 19 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 bin 500'den fazla göçmenin kente ulaştığını açıkladı. Göçmenlerin büyük bölümü, geçici olarak kurulan bir spor salonuna yerleştirildi. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, bugün Cueta'yı ziyaret ederek durumu yerinde değerlendireceğini ve AB ülkelerinden acil destek isteyeceğini duyurdu.
Fas makamları, sınırda önlemlerini artırdıklarını ve durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını belirtti. Ancak göçmen akınının sürdüğü, Fas ile İspanya arasında diplomatik gerilime yol açtığı kaydediliyor. Fas, 2020 yılında Batı Sahra konusundaki tutumu nedeniyle İspanya ile yaşadığı krizin ardından sınır kontrollerini gevşetmişti. Bu durum, göçmenlerin Avrupa'ya geçişini kolaylaştırıyor.
Kriz bölgesel boyuta ulaşıyor
Cueta'daki kriz, İspanya ile AB arasında yeni bir göçmenlik tartışmasını da beraberinde getirdi. İtalya Başbakanı Mario Draghi, İspanya'nın göçmen akınını önlemekte yetersiz kaldığını belirterek, ülkenin Schengen bölgesinden geçici olarak çıkarılmasını talep etti. Schengen bölgesi, üye ülkeler arasında sınır kontrollerinin kaldırıldığı vize serbestisi uygulamasını içeriyor. İtalya, İspanya'nın bu durumunun tüm Avrupa'ya göçmen akınına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
AB Komisyonu ise İspanya ile dayanışma içinde olduklarını ve ülkeye mali ve operasyonel destek sağlayacaklarını açıkladı. Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı (Frontex), Cueta'ya ek ekipman ve personel gönderilmesine karar verdi. Bu gelişmeler, Avrupa'da göç politikasının yeniden tartışılmasına yol açtı. Özellikle Akdeniz ülkeleri, göç yükünün daha adil dağıtılması gerektiğini savunurken, Doğu Avrupa ülkeleri ise sınır güvenliğinin artırılmasını istiyor.
İnsan hakları örgütleri, göçmenlerin yaşadığı dramına dikkat çekiyor. Uluslararası Göç Örgütü (IOM), sınırda ölümlerin önlenmesi için iki ülkenin iş birliği yapması çağrısında bulundu. Örgüt, göçmenlerin çoğunun çatışma ve yoksulluktan kaçtığını, Avrupa'nın daha kapsamlı bir göç politikası benimsemesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin göçmen kriziyle mücadelesinde benzer zorluklarla karşılaştığı bir dönemde yaşanıyor. Türkiye, 2016'daki AB ile yapılan göç anlaşması çerçevesinde Suriyeli göçmenlerin Avrupa'ya geçişini engellemeye çalışıyor. İspanya'nın yaşadığı bu kriz, AB'nin göçmen akınlarına karşı ortak bir çözüm üretmesinin ne kadar zor olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye, AB ile ilişkilerinde göçmen meselesini koz olarak kullanırken, Avrupa'nın artan göç baskısı karşısında Türkiye'nin konumu güçlenebilir. Ancak Türkiye'nin de sınır güvenliğini sağlama ve göçmenlerin insani koşullarda yaşamasını temin etme yükümlülüğü bulunuyor. Bu durum, Türkiye'nin AB ile yürüttüğü müzakere süreçlerini etkileyebilir.