Güney Kore, küresel gemi inşa sektöründe yaşanan patlamayla birlikte rekor düzeyde sipariş alırken, bu büyümenin sürdürülebilirliği yabancı işçi sayısındaki artışa bağlı. Ancak ülkede göçmenlere yönelik artan endişeler, sektörün geleceği açısından risk oluşturuyor. Şu an için Güney Kore, diğer gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça küçük bir yabancı işgücüne sahip.
Gemi inşa sektöründeki büyüme ve işgücü ihtiyacı
Güney Kore, dünyanın en büyük gemi inşa ülkelerinden biri olarak, özellikle konteyner gemileri ve LNG taşıyıcılarına yönelik artan talepten faydalanıyor. Hyundai Heavy Industries, Samsung Heavy Industries ve Daewoo Shipbuilding & Marine Engineering gibi dev şirketler, ellerindeki siparişleri yetiştirmek için yoğun çaba harcıyor. Ancak sektör, nitelikli işçi bulmakta zorlanıyor. Genç Güney Korelilerin ağır çalışma koşulları ve düşük ücretler nedeniyle bu sektörden uzak durması, yabancı işçilere olan bağımlılığı artırıyor.
Hükümet, geçici işçi programları ve vize kolaylıklarıyla yabancı işgücünü çekmeye çalışıyor. 2023 yılında yaklaşık 165 bin yabancı işçiye çalışma izni verilirken, bu sayının önümüzdeki yıllarda 200 bine çıkması bekleniyor. Ancak bu artış, toplam işgücünün yalnızca yüzde 5'ine denk geliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Japonya'da yabancı işçilerin oranı yüzde 2,3 iken, ABD'de bu oran yüzde 17'ye, Almanya'da ise yüzde 15'e ulaşıyor.
Göçmen karşıtlığı ve siyasi riskler
Güney Kore'deki göçmen endişeleri, özellikle Covid-19 pandemisi sonrasında belirginleşti. Sınırların kapanmasıyla birlikte yabancı işçi akışı durma noktasına gelmiş, bu da inşaat ve imalat sektörlerinde ciddi aksamalara yol açmıştı. Şimdi ise sınırlar yeniden açılırken, bazı çevreler yabancı işçilerin yerel işçilerin işlerini ellerinden alacağından veya sosyal hizmetler üzerinde baskı oluşturacağından endişe ediyor. Aşırı sağ partiler ve bazı medya kuruluşları, göçmen karşıtı söylemleri körüklüyor.
Siyasi belirsizlik, hükümetin işgücü politikalarını da etkiliyor. Mevcut hükümet, işverenlerin taleplerine rağmen göçmen kotasını artırmakta tereddüt ediyor. Öte yandan, sendikalar işçi haklarının korunması için daha sıkı düzenlemeler talep ediyor. Bu durum, gemi inşa sektörünün küresel rekabet gücünü tehdit ediyor. Çin, aynı gemileri yüzde 20-30 daha ucuza üretebiliyor ve yabancı işgücüne daha az bağımlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Kore'nin bu sorunundan dersler çıkarabilir. Özellikle Türk tersaneleri ve gemi inşa sektörü, nitelikli işgücü ihtiyacı ve göçmen çalışanlara bağımlılık konusunda benzer zorluklarla karşı karşıya. Türkiye'de de vasıflı işçi bulmak zorlaşıyor ve Suriyeli mülteciler başta olmak üzere yabancı işçiler sektörde önemli bir rol oynuyor. Göçmen karşıtlığının yükselişi, Türkiye'nin işgücü piyasasını ve küresel rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Güney Kore'nin deneyimi, göçmen politikalarının ekonomik büyüme ve toplumsal uyum arasında hassas bir denge kurması gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin, işgücü ihtiyacını karşılarken toplumsal huzuru korumak için kapsamlı bir strateji geliştirmesi önem taşıyor.