Güney Kore hükümeti, artan jeopolitik belirsizlikler ve ABD-İran arasında varılması beklenen nükleer anlaşmanın küresel enerji piyasalarına olası etkilerini değerlendirirken, akaryakıt tavan fiyat uygulamasına haziran ayına kadar devam etme kararı aldı. Yonhap haber ajansının aktardığına göre, Sanayi, Ticaret ve Enerji Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, rafineri ve perakende seviyesinde uygulanan fiyat sınırlarının 30 Haziran 2025’e kadar yürürlükte kalacağı belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Güney Kore, akaryakıt fiyatlarındaki aşırı yükselişi önlemek ve enflasyonist baskıyı hafifletmek amacıyla 2022 yılında tavan fiyat sistemini devreye sokmuştu. Sistem özellikle benzin, motorin ve LPG’ye uygulanan perakende satış tavanlarını ve rafinerilerin satış marjlarını kapsıyordu. Hükümet yetkilileri, İran ile ABD arasında yeniden başlayan müzakerelerin küresel ham petrol arzını artırabileceğini ancak uygulamaya yansımasının zaman alacağını dile getirdi.
Güney Kore, petrol ihtiyacının neredeyse tamamını ithal eden bir ülke olarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı son derece hassas. Ülkede şubat ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 3,9’a gerilese de gıda ve enerji maliyetleri hâlâ hane halkı üzerinde baskı yaratıyor. Bakanlık, “Petrol piyasalarındaki belirsizlik devam ediyor; tavan fiyat uygulamasıyla hem tüketiciyi hem de küçük işletmeleri korumayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Kore’nin bu hamlesi, Asya-Pasifik bölgesindeki diğer petrol ithalatçısı ülkeler için de bir emsal teşkil edebilir. Japonya ve Hindistan gibi benzer kırılganlıklara sahip ekonomiler, enerji fiyatlarındaki oynaklık karşısında fiyat kontrol mekanizmalarını genişletmeyi değerlendiriyor. Öte yandan, ABD ve İran arasında varılacak olası bir anlaşma, İran petrolünün yeniden küresel piyasalara dönmesine ve arz fazlası oluşmasına yol açarak fiyatları aşağı çekebilir.
Ancak uzmanlar, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasının kısa vadede gerçekleşmeyeceğini, bu nedenle Güney Kore gibi ülkelerin önleyici tedbirleri sürdürmesinin rasyonel olduğunu vurguluyor. Ayrıca Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’ndaki güvenlik riskleri de navlun maliyetlerini artırarak petrol fiyatlarına yukarı yönlü baskı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de Güney Kore gibi net petrol ithalatçısı konumunda olduğundan, küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı benzer kırılganlıklar taşıyor. Güney Kore’nin tavan fiyat uygulamasını sürdürmesi, Türkiye’nin enerji politikası açısından akaryakıt fiyat istikrarını sağlama yönünde alternatif bir model olarak değerlendirilebilir. Türkiye’nin halihazırda uyguladığı eşel mobil sistemi ile Güney Kore modeli karşılaştırıldığında, her iki yöntemin de kısa vadede tüketiciyi koruduğu ancak uzun vadede bütçe üzerinde yarattığı yükler farklılık göstermektedir. Ayrıca ABD-İran anlaşmasının gerçekleşmesi halinde Türkiye’nin de İran’dan doğal gaz ve petrol tedarikinde yeni fırsatlar doğabilir.