Güney Afrika'nın güney kıyısında yer alan küçük bir sahil kasabasında, yüzlerce yabancı uyruklu kişi, hayatlarından endişe ederek toplum merkezlerine sığındı. Görgü tanıklarının ifadesine göre, yerel halktan oluşan çeteler, ev ev dolaşarak Malavi ve Mozambik ağırlıklı yabancılara ülkeyi terk etmeleri yönünde tehditler savurdu. Olaylar, Güney Afrika'da yıllardır süregelen yabancı düşmanlığı (zenofobi) kaynaklı şiddetin yeniden alevlendiğini gösteriyor. AFP'ye konuşan mağdurlar, hafta sonu evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını ve kadın-çocuk demeden herkesin hedef alındığını belirtti. Polis, olaylara müdahale ettiğini ancak gerginliğin sürdüğünü duyurdu.
Gelişmenin arka planı: Zenofobinin kökenleri ve mevcut kriz
Güney Afrika'da yabancı düşmanlığı, özellikle 2008 yılında Johannesburg yakınlarında başlayan ve 60'tan fazla kişinin ölümüne yol açan şiddet olaylarıyla uluslararası gündeme taşınmıştı. Ülke, yüksek işsizlik oranları ve gelir eşitsizliği nedeniyle yerel halk arasında yabancıların iş ve kaynakları çaldığı algısını barındırıyor. Özellikle Zimbabwe, Malavi, Mozambik ve Somali gibi komşu ülkelerden gelen göçmenler, bu öfkenin hedefi oluyor.
Son dalga, geçtiğimiz hafta sonu Doğu Cape eyaletindeki küçük bir kasabada başladı. Yerel bir yetkilinin, yabancıların ülkeden ayrılması çağrısı yapmasının ardından kalabalık gruplar, Malavili ve Mozambikli göçmenlerin evlerine saldırdı. Mağdurlar, çetelerin gece saatlerinde kapıları kırarak içeri girdiğini, eşyaları yağmaladığını ve kendilerini dövdüğünü anlattı. Bir Malavili işçi, AFP'ye verdiği demeçte, "Beş yıldır burada çalışıyorum, hiçbir sorun yoktu. Ama şimdi can korkusuyla kaçıyorum" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: Göç krizi ve uluslararası tepkiler
Güney Afrika'daki zenofobik şiddet, yalnızca ülke içinde değil, tüm Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) bölgesinde yankı buluyor. Malavi ve Mozambik hükümetleri, vatandaşlarının korunması için Güney Afrika makamlarına çağrıda bulundu. Mozambik Dışişleri Bakanlığı, "Vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için tüm diplomatik kanalları kullanacağız" açıklaması yaptı.
Afrika Birliği (AU), olayları kınayarak Güney Afrika yönetimini yabancı düşmanlığıyla mücadeleye davet etti. ABD ve Avrupa Birliği de endişelerini dile getirdi. Uzmanlar, Güney Afrika'nın ekonomik zorluklarının (COVID-19 sonrası toparlanma, enerji krizi ve %34'lük işsizlik oranı) zenofobiyi körüklediğini belirtiyor. Ayrıca, yaklaşan 2024 genel seçimleri öncesinde siyasi aktörlerin göçmen karşıtı söylemleri artırması, gerilimi tırmandıran bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Afrika'daki yabancı düşmanlığı, Türkiye'nin Afrika politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Sahra Altı Afrika'da artan ticari ve diplomatik varlığıyla, kıtada istikrarı önemsiyor. Zenofobi kaynaklı şiddet, bölgesel güvenliği tehdit ederek Türk yatırımcıların faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı milyonlarca mülteciyle benzer bir ayrımcılık sorunuyla mücadele etmesi, bu tür olayların küresel farkındalık açısından takip edilmesini gerektiriyor. Ancak doğrudan bir Türkiye bağlantısı bulunmamakla birlikte, krizin Afrika'daki göç dinamiklerini etkilemesi muhtemeldir.