Güney Afrika'da yabancı düşmanı çetelerin düzenlediği şiddet olaylarında yüzlerce yabancı uyruklu kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Johannesburg ve çevre bölgelerde yoğunlaşan saldırılarda, özellikle Afrika kıtasının diğer ülkelerinden gelen göçmenler hedef alındı. Yerel bir meclis üyesinin açıklamasına göre, saldırganlar “evlerinize dönün” diyerek yabancıları dövdü ve evlerinden sürükleyerek çıkardı. Bazı mağdurların pasaportları da darp sırasında kayboldu.
Gelişmenin arka planı
Güney Afrika, uzun yıllardır yüksek işsizlik ve ekonomik eşitsizlikle mücadele ediyor. Ülkede yabancı düşmanlığı, özellikle Zimbabve, Mozambik, Somali ve Etiyopya gibi komşu ülkelerden gelen göçmenlere karşı giderek artıyor. Yerel halkın bir kısmı, göçmenleri işlerini ellerinden almakla ve suç oranlarını artırmakla suçluyor. Son olaylar, sosyal medyada yayılan “Operation Dudula” (Zuluca: “Kovma”) adlı bir grubun çağrılarıyla tetiklendi. Grup, yabancıların ülkeden sınır dışı edilmesi için kampanya yürütüyor. Polis, saldırılara müdahale etmekte yetersiz kalırken, insan hakları örgütleri hükümeti önlem almamakla eleştiriyor.
Geçtiğimiz hafta Johannesburg’un güneyindeki bir mahallede başlayan şiddet, kısa sürede diğer bölgelere sıçradı. Çeteler, yabancıların işlettiği dükkanları yağmaladı, araçları ateşe verdi ve yabancı aileleri evlerinden çıkardı. Birçok kişi geçici olarak polis merkezlerine veya kiliselere sığınmak zorunda kaldı. Güney Afrika hükümeti, olayları “sapkın bir azınlık” olarak nitelendirse de, toplumsal gerilimin giderek arttığı gözleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Afrika’daki yabancı düşmanı şiddet, Afrika Birliği (AfB) ve diğer uluslararası kuruluşların tepkisini çekiyor. AfB, göçmenlere yönelik saldırıları kınarken, Güney Afrika hükümetine toplumsal barışı sağlama çağrısı yaptı. Bu tür olaylar, kıta genelinde göçmen politikalarını yeniden tartışmaya açıyor. Özellikle Nijerya ve Zimbabve gibi ülkeler, vatandaşlarının Güney Afrika’da karşılaştığı ayrımcılığı defalarca gündeme getirdi. Küresel açıdan ise bu durum, artan popülizm ve yabancı düşmanlığının sadece Avrupa veya Amerika’yla sınırlı olmadığını, Afrika’nın en gelişmiş ekonomilerinden birinde de benzer dinamiklerin yaşandığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Afrika’daki yabancı düşmanı şiddet, Türkiye’nin Afrika kıtasıyla geliştirdiği ekonomik ve diplomatik ilişkiler açısından bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, son yıllarda Güney Afrika ile ticaret hacmini artırmış, savunma sanayii başta olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliği yapmaktadır. Ayrıca Türk vatandaşları da Güney Afrika’da yaşamakta ve yatırım yapmaktadır. Bu tür toplumsal huzursuzluklar, Türk iş insanlarının güvenliğini tehdit edebilir ve ticaret akışını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Afrika Birliği ile ilişkilerinde istikrarı öncelerken, bu olaylar kıtadaki göç ve güvenlik meselelerine daha fazla dikkat edilmesini gerektiriyor. Ankara’nın, benzer xenofobi dalgalarının Afrika geneline yayılmaması için diplomatik girişimlerini artırması beklenebilir.