ABD Başkanı Donald Trump'ın ticaret başmüzakerecisi Jamieson Greer, ABD'nin yeni gümrük tarifelerini uygulamaya koyarken Avrupa Birliği (AB) ve Japonya gibi büyük ekonomilerle daha önce müzakere edilen sınırlı vergi oranları anlaşmalarına sadık kalacağını açıkladı. Greer, Washington'da düzenlenen bir basın toplantısında, 'Bir anlaşma yapıldıysa, o anlaşma geçerlidir' ifadesini kullanarak, sınırlı tarife uygulamalarının ikili anlaşmalar çerçevesinde devam edeceğini vurguladı. Bu açıklama, küresel ticaret savaşlarının yeniden alevlenebileceği endişeleri arasında, belirli ülkelerle yapılan anlaşmaların sağlam temellere dayandığı mesajını veriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetimi, 2018'den bu yana çelik, alüminyum ve Çin menşeli ürünler gibi birçok kalemde gümrük vergilerini artırmıştı. Ancak AB, Japonya, Güney Kore ve bazı diğer müttefik ülkelerle yapılan müzakereler sonucunda, bu ülkelerin ihracatına belirli kotalar veya sınırlı vergi oranları uygulanması konusunda anlaşmalara varılmıştı. Greer'ın son açıklamaları, bu anlaşmaların geçerliliğini koruduğunu ve yeni tarife dalgasının bu ülkeleri hedef almayacağını gösteriyor. Özellikle AB ve Japonya, ABD'ye yaptıkları ihracatta sırasıyla çelik, otomotiv ve makine gibi sektörlerde bu kotalardan yararlanıyor. Greer, 'Sınırlı tarife uygulamaları, iki tarafın da çıkarına olan bir dengedir. Biz bu dengeyi bozmak istemiyoruz' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, küresel ticaret sisteminde belirsizliğin azalmasına katkı sağlayabilir. AB ve Japonya'nın yanı sıra, benzer anlaşmalar yapmış olan Güney Kore, Tayvan ve bazı Latin Amerika ülkeleri de Greer'ın açıklamalarından memnuniyet duyacaktır. Öte yandan, sınırlı tarife anlaşması olmayan ülkeler (Çin, Hindistan, Türkiye gibi) için yeni vergilerin ne şekilde uygulanacağı henüz net değil. Uzmanlar, ABD'nin özellikle Çin'e yönelik sert tarifeleri sürdüreceğini, ancak müttefiklerle ilişkileri korumak için bu tür kotalı sistemleri tercih edebileceğini belirtiyor. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmaya yol açabilir ve ABD ile ticaret yapan ülkelerin rekabet gücünü etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin çelik ve alüminyum tarifelerinden etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Ancak Türkiye'nin AB veya Japonya gibi sınırlı tarife anlaşması bulunmuyor. Greer'ın bu açıklaması, Türkiye'nin ABD ile ticaretinde yeni bir müzakere sürecinin başlaması gerektiğini gösteriyor. ABD'nin müttefiklerine tanıdığı bu ayrıcalıklı muamele, Türk ihracatçıları için dezavantaj oluşturabilir. Türkiye, ABD ile ticaret hacmini artırmak ve benzer bir kota anlaşması elde etmek için diplomatik girişimlerde bulunmalıdır. Aksi takdirde, ABD pazarında rakiplerine kıyasla daha yüksek vergi yüküyle karşı karşıya kalabilir.