Cumhuriyetçi Parti içinde Donald Trump'a yönelik hoşnutsuzluk, 'embriyonik omurga' benzetmesiyle yeni bir boyut kazandı. Parti yetkilileri, eski Başkan'ın Ultimate Fighting Championship gibi 'kişisel projelere' odaklanmasının, sıradan Amerikalıların gündelik sorunlarından koptuğu izlenimi yarattığını belirtiyor. AFP'nin haberine göre, bu eleştiriler özellikle 2024 seçimleri öncesinde Trump'ın popülaritesini sorgulayan anketlerin ardından arttı.
Gelişmenin arka planı
Uzun süredir sadık kalan Cumhuriyetçi çevrelerde, Trump'ın seçim kampanyasını yönetme biçimi rahatsızlık yaratıyor. Kaynaklara göre, Trump'ın danışmanları onu daha geleneksel mitingler düzenlemeye ikna etmeye çalışırken, kendisi karma dövüş sanatları etkinliklerine katılıyor ve kişisel hesaplaşmalara odaklanıyor. Bu durum, özellikle Biden yönetiminin ekonomi politikalarının etkilerini hisseden seçmenler arasında Trump'ın samimiyetsiz göründüğü yönünde yorumlanıyor.
Parti içindeki bazı stratejistler, Trump'ın 'popülist' çizgisinin artık işlemediğini, zira ekonomik sıkıntılar ve sağlık hizmetleri gibi somut konuların öne çıktığını vurguluyor. 'Embriyonik omurga' ifadesi, Trump'ın muhafazakar geleneklere bağlı olmadığına işaret eden bir benzetme olarak kullanıldı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, sadece ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel dengeleri de etkileyebilir. Trump'ın olası bir geri dönüşü, NATO, ticaret savaşları ve iklim politikaları gibi uluslararası konularda belirsizlik yaratıyor. Avrupa ve Asya'daki müttefikler, Trump'ın yeniden seçilmesi durumunda ABD'nin küresel liderlik rolünü terk edebileceğinden endişeli.
Öte yandan, Cumhuriyetçilerin Trump'a olan desteğinin azalması, parti içinde yeni bir liderlik arayışını tetikleyebilir. Florida Valisi Ron DeSantis gibi isimler, hem geleneksel muhafazakarları hem de popülist seçmeni cezbetmeye çalışıyor. Ancak Trump'ın hala güçlü bir tabanı olduğu unutulmamalı; yapılan anketlerde Cumhuriyetçi seçmenin yaklaşık %40'ı hala ona bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de yaşanacak her siyasi değişim, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Trump'ın zayıflaması, ABD-Türkiye ilişkilerinde daha öngörülebilir bir dönem anlamına gelebilir. Ancak Trump'ın popülist söylemlerinin yerini alacak yeni bir Cumhuriyetçi liderin, örneğin DeSantis'in izleyeceği politika belirsiz. Türkiye'nin NATO içindeki konumu, S-400 krizi ve Suriye politikası gibi başlıklar, ABD başkanlık seçimlerinin sonucundan doğrudan etkilenecek. Bu nedenle Ankara, Washington'daki gelişmeleri yakından takip etmeli ve olası senaryolara hazırlıklı olmalıdır.