Goldman Sachs yatırımcılara yaptığı uyarıda, yapay zeka (AI) alanındaki sermaye harcamalarının (capex) hızla artmasının, AI hisseleri için önemli riskler oluşturduğunu vurguladı. Banka, 2027 yılına kadar AI ile ilgili toplam sermaye harcamalarının 920 milyar dolara ulaşacağı yönündeki piyasa beklentilerinin fazla iyimser olduğunu ve gerçekleşmesi halinde bile bu yatırımların getirisinin sorgulanabilir olduğunu ifade etti. Bu uyarı, AI sektörüne akan devasa fonların sürdürülebilirliği ve karlılığı konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Artan Yatırımlar ve Geri Dönüş Endişeleri
Goldman Sachs'ın analistleri, AI altyapısına yapılan yatırımların büyüklüğünün tarihsel emsallerin çok üzerinde olduğunu belirtiyor. Bulut bilişim, veri merkezleri, yarı iletkenler ve AI yazılımlarına yönelik harcamalar, 2023'teki 200 milyar dolar seviyesinden 2025'te 500 milyar dolara, 2027'de ise 920 milyar dolara ulaşabilir. Ancak banka, bu yatırımların geri dönüşünün, özellikle de generative AI modellerinin henüz ispatlanmış bir iş modeline sahip olmaması nedeniyle, belirsiz olduğunu vurguluyor. Teknoloji devleri (Google, Microsoft, Meta, Amazon, Apple) bu yarışta başı çekerken, daha küçük oyuncuların ve yatırımcıların yüksek beklentilerle şişirilmiş hisse değerleri nedeniyle büyük kayıplar yaşayabileceği uyarısı yapılıyor.
Geçmişteki teknoloji balonlarıyla karşılaştırıldığında, AI yatırımlarının daha hızlı ve yoğun olduğu görülüyor. 1990'ların dot-com balonunda internet altyapısına yapılan harcamalar, GSYİH'ya oranla daha düşük seviyedeydi. Oysa bugün, AI yatırımları küresel yatırımların önemli bir kısmını oluşturuyor. Goldman Sachs, bu durumun, getiri beklentileri karşılanmadığında sert bir düzeltmeye yol açabileceğini öngörüyor. Özellikle enerji maliyetleri ve yarı iletken tedarik zincirindeki darboğazlar, AI şirketlerinin karlılığını daha da baskılayabilir.
Küresel Ekonomi İçin Riskler
AI sektöründeki bu yüksek harcama ve risk alma eğilimi, sadece teknoloji hisselerini değil, küresel finansal istikrarı da tehdit ediyor. Büyük teknoloji şirketlerinin borsadaki ağırlığı arttıkça, olası bir AI balonunun patlaması, S&P 500 ve Nasdaq gibi endekslerde ciddi düşüşlere neden olabilir. Ayrıca, merkez bankalarının faiz politikaları üzerinde de dolaylı etkiler yaratabilir. Öte yandan, ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabeti, AI yatırımlarını jeopolitik bir boyuta taşıyor. Çip üretiminde Tayvan'ın kritik rolü ve ABD'nin Çin'e yönelik ihracat kısıtlamaları, AI tedarik zincirinde kırılganlıklara yol açıyor. Goldman Sachs, bu jeopolitik belirsizliklerin de AI yatırımlarının riskini artırdığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Goldman Sachs'ın uyarıları, Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Türkiye, yapay zeka alanında bir merkez olma hedefiyle TEKNOFEST, TÜBİTAK destekleri ve milli teknoloji hamlesi gibi girişimlerle yatırımları artırıyor. Ancak küresel AI piyasasında yaşanacak olası bir balon patlaması, Türkiye'deki teknoloji şirketlerinin değerlemelerini ve yabancı yatırım akışını olumsuz etkileyebilir. Özellikle, Türkiye'nin yarı iletken ve yazılım alanında dışa bağımlılığı, bu riski daha da büyütüyor. Türkiye'nin, AI yatırımlarını verimlilik odaklı ve sürdürülebilir bir şekilde yapması, küresel dalgalanmalardan en az etkilenmesini sağlayabilir. Ayrıca, yerli AI ekosisteminin güçlendirilmesi, hem kriz dönemlerinde dayanıklılığı artıracak hem de uzun vadede ülkenin rekabet gücüne katkı sunacaktır.