Goldman Sachs stratejistlerine göre, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimlerin hafiflemesi ve merkez bankalarının gevşeme sinyalleri, küresel piyasalarda yıl boyunca yapay zeka (YZ) hisseleri tarafından domine edilen rallinin daha geniş bir tabana yayılmasına zemin hazırlıyor. Bankanın analistleri, yatırımcıların dikkatini sadece teknoloji devlerinden enerji, finans ve sanayi gibi diğer sektörlere çevirebileceğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Goldman Sachs’ın baş hisse senedi stratejisti Peter Oppenheimer ve ekibi tarafından hazırlanan raporda, “Ortadoğu’daki tansiyonun düşmesi, emtia fiyatlarındaki volatiliteyi azaltabilir ve enflasyon beklentilerini aşağı çekerek merkez bankaları için faiz indirimi yolunu açabilir” ifadelerine yer verildi. Bu durum, özellikle Nvidia, Microsoft ve Alphabet gibi yapay zeka odaklı şirketlerin dışındaki hisselere ilgiyi artırabilir.
Yılın ilk yarısında S&P 500 endeksindeki kazancın büyük kısmı, yapay zeka çipi üreticisi Nvidia ve diğer büyük teknoloji şirketlerine aitti. Ancak son haftalarda İsrail-Hamas ateşkes görüşmeleri ve İran ile ABD arasındaki dolaylı temaslar, bölgesel bir savaş riskini azalttı. Bu gelişme, piyasada daha önce göz ardı edilen sektörlerde değerlemelerin cazip hale gelmesine yol açtı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Oppenheimer, “Jeopolitik risk priminin düşmesi, enerji ve savunma hisselerinde bir miktar kar satışına neden olabilir, ancak bu fonların bankacılık, perakende ve sanayi gibi döngüsel sektörlere kayması, rallinin sürdürülebilirliğini artırabilir” dedi. Fed’in Eylül ayında faiz indirimine gideceğine dair artan beklentiler de bu tabloyu güçlendiriyor.
Analistler, yapay zeka devlerinin aşırı değerlenmiş olabileceği uyarısında bulunurken, “Piyasa liderliğindeki bir değişim, tarihsel olarak sağlıklı bir bull piyasasının işaretidir. 2023’te tamamen büyüme hisselerine odaklanan piyasa, 2024’ün ikinci yarısında daha dengeli bir seyir izleyebilir” yorumunu yaptı. Ortadoğu’da kalıcı bir barışın sağlanması halinde, petrol fiyatlarındaki düşüşün küresel enflasyonu baskılaması ve gelişmekte olan piyasalara sermaye akışını hızlandırması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ortadoğu’daki gerilimin azalması, Türkiye için doğrudan olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Bölgesel istikrar, Türkiye’nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve Körfez ülkeleriyle ticari ilişkilerini güçlendirebilir. Ayrıca, küresel risk iştahının artması, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışını hızlandırarak Türk varlıklarına olan talebi artırabilir. Özellikle Türkiye’nin ihracat pazarlarında talep canlanması, cari açığın finansmanına katkı sağlayabilir. Ancak, yapay zeka odaklı büyüme hikayesinin zayıflaması, Türk teknoloji hisseleri üzerinde kısa vadeli baskı yaratabilir.