ABD Temsilciler Meclisi Gözetim ve Hesap Verebilirlik Komitesi'nin, hayat kadını ticareti ve cinsel istismar ağıyla suçlanan milyarder finansçı Jeffrey Epstein ile bağlantılı yürüttüğü soruşturma kapsamında ifade veren Goldman Sachs'ın eski hukuk danışmanı Kathryn Ruemmler'in, Epstein'ı “Jeffrey Amca” olarak andığı ortaya çıktı. Komite üyeleri, Ruemmler'in anlattıklarının inandırıcı olmadığını belirtti.
Soruşturmanın 18. tanığı
Kathryn Ruemmler, Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi'nin Epstein soruşturması kapsamında bugüne kadar dinlediği 18. kişi oldu. Ruemmler, 2009-2012 yılları arasında Goldman Sachs'ta hukuk danışmanı olarak görev yapmış, daha sonra Obama yönetiminde Beyaz Saray Hukuk Danışmanı olarak çalışmıştı. Soruşturma kapsamında ifade veren Ruemmler, Epstein ile arasındaki ilişkiyi “profesyonel” olarak nitelendirdi ve onu “bir müşteri ve tanıdık” olarak gördüğünü söyledi. Ancak komite üyeleri, Ruemmler'in Epstein'ı “Jeffrey Amca” olarak anmasını ve Goldman Sachs'taki üst düzey pozisyonuna rağmen Epstein'ın yasa dışı faaliyetlerinden haberdar olmadığını iddia etmesini samimiyetsiz buldu.
Komite Başkanı Kentucky'li Cumhuriyetçi Temsilci James Comer, ifadenin ardından yaptığı açıklamada, “Bay Ruemmler'in ifadesi, Goldman Sachs ile Epstein arasındaki bağlantıların boyutunu gizlemeye yönelik bir çaba olarak değerlendirilmiştir. Komite, gerçeği ortaya çıkarmak için gerekli adımları atmaya devam edecektir” dedi. Comer, Ruemmler'in ifadesinin ardından bankanın Epstein ile ilişkisine dair daha fazla belge talep ettiklerini de ekledi.
Küresel yankılar: Wall Street'in karanlık ilişkiler ağı
Jeffrey Epstein'ın 2019 yılında New York'ta bir hücrede ölü bulunmasının ardından, finans dünyasındaki bağlantıları mercek altına alınmıştı. Epstein'ın, aralarında JPMorgan Chase ve Deutsche Bank'ın da bulunduğu büyük bankalarla olan ilişkileri, bu kurumların yasa dışı faaliyetleri fark etmemiş olabileceği veya görmezden geldiği yönünde soru işaretleri yaratmıştı. Goldman Sachs'ın eski CEO'su Lloyd Blankfein'in de Epstein ile görüştüğü bilinirken, bankanın Epstein'ın şirketlerine milyonlarca dolarlık kredi sağladığı ortaya çıkmıştı. Soruşturma kapsamında bugüne kadar ifade veren diğer tanıklar arasında eski JPMorgan Chase yöneticileri, Epstein'ın yakın çalışanları ve mağdurlar yer alıyor. Komite, ifadeler ve belgeler ışığında, büyük bankaların Epstein'ın suç ağını finanse edip etmediğini ve bu süreçte yasal yükümlülüklerini ihlal edip etmediğini araştırıyor.
Uzmanlar, bu soruşturmanın Wall Street'in etik kurallarını yeniden şekillendirebileceğini belirtiyor. Georgetown Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Profesör Michael Greenberger, “Bu tür vakalar, bankaların müşteri kabulü ve izleme süreçlerinde büyük eksiklikler olduğunu gösteriyor. Epstein'ın finansal ağının çözülmesi, diğer benzer vakaların da önünü açabilir” değerlendirmesinde bulundu. Komite'nin önümüzdeki haftalarda Goldman Sachs'ın üst düzey yöneticilerini de dinlemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, uluslararası finans sistemindeki kara para aklama ve yasa dışı faaliyetlerin denetimine ilişkin önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından gri listede yer alırken, finansal kurumların şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusundaki uluslararası baskı artıyor. ABD'deki bu soruşturma, Türk bankalarının da benzer risklere karşı daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Epstein ağının Türkiye ayağı olup olmadığına dair kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, küresel çapta yürütülen bu tür soruşturmalar, uluslararası iş birliğinin önemini vurguluyor.