Yunanistan'ın Girit adasının güneyindeki Gavdos açıklarında göçmen taşıyan bir teknenin batması sonucu en az bir kişi hayatını kaybetti, 25 kişi kayboldu. Yetkililer, olay yerine ulaşan sahil güvenlik ekiplerinin 51 kişiyi kurtardığını ve kayıp göçmenleri bulmak için arama kurtarma operasyonunun sürdüğünü açıkladı. Teknenin Akdeniz'deki düzensiz göç güzergâhlarından biri üzerinde seyrettiği belirtiliyor.
Olayın Arka Planı
Gavdos, Girit'in güneyinde yer alan küçük bir ada olup, son yıllarda göçmen teknelerinin sıkça geçiş yaptığı bir bölge haline geldi. Yunanistan Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, teknenin batışı ihbarının ardından bölgeye çok sayıda kurtarma gemisi ve helikopter sevk edildi. Operasyonda 51 kişi sağ olarak kurtarıldı; ancak bir kişinin cesedine ulaşıldı. Kaybolan 25 kişi için arama çalışmaları deniz ve hava koşullarının elverdiği ölçüde devam ediyor.
İlk belirlemelere göre tekne, Türkiye'nin güney kıyılarından veya Kuzey Afrika'dan yola çıkmış olabilecek göçmenleri taşıyordu. Göçmenlerin uyrukları hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Yunan yetkililer, batma nedenine ilişkin soruşturma başlatıldığını duyurdu. Olay, Akdeniz'de bu yıl meydana gelen en ölümcül göçmen faciası olma riski taşıyor. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, 2024 yılında Akdeniz'de 2.500'den fazla göçmen hayatını kaybetti veya kayboldu. Bu sayı, son yılların en yüksek rakamlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Gavdos çevresindeki sular, göçmen tekneleri için özellikle tehlikeli. Akıntılar ve rüzgârlar nedeniyle küçük ve denize elverişsiz tekneler sık sık alabora oluyor. Yunanistan, göçmen akışını engellemek için AB'nin Frontex ajansıyla ortak devriye faaliyetleri yürütüyor. Ancak insan hakları örgütleri, geri itme (pushback) uygulamalarının göçmenleri daha da riskli rotalara yönlendirdiğini savunuyor. Olayla ilgili bağımsız bir soruşturma çağrısı yapıldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Akdeniz'deki göçmen krizi, AB'nin en tartışmalı konularından biri olmaya devam ediyor. Üye ülkeler arasında göçmenlerin paylaşımı konusunda derin görüş ayrılıkları bulunuyor. İtalya, Yunanistan, İspanya ve Malta gibi ön cephe ülkeleri, yükün adil dağıtılmadığından şikâyet ediyor. AB, 2024'te kabul ettiği Göç ve İltica Paktı ile sığınma prosedürlerini standartlaştırmayı ve göçmenlerin sorumluluğunu daha adil paylaşmayı hedefliyor. Ancak paktın uygulanması 2026'yı bulacak ve şu anki kriz anında somut bir çözüm sunmuyor.
Öte yandan, göçmen kaçakçılığı ağları, istikrarsız bölgelerden gelen insanları sömürerek büyük kazanç sağlıyor. Libya ve Tunus gibi ülkelerden hareket eden tekneler, genellikle Avrupa kıyılarına ulaşamadan batıyor. Son yıllarda Türkiye üzerinden Yunan adalarına geçmeye çalışan göçmen sayısında da artış gözlemlendi. Türkiye, 2016'daki AB anlaşması çerçevesinde göçmen akışını kontrol altına almayı taahhüt etmişti; ancak bölgesel istikrarsızlıklar ve ekonomik krizler bu akışı zaman zaman yeniden alevlendiriyor.
Uzmanlar, göçmen ölümlerini önlemenin tek yolunun yasal ve güvenli göç yollarının açılması olduğunu vurguluyor. Ancak AB içinde bu konuda siyasi irade eksikliği, trajedilerin tekrarlanmasına yol açıyor. Gavdos açıklarındaki son olay, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz'deki göçmen krizinin hem kaynak hem transit ülkesi konumunda. Girit açıklarında batan teknenin Türkiye kıyılarından hareket etmiş olma ihtimali, Ankara'nın göç yönetimi politikalarını yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, AB ile 2016'da imzalanan göç anlaşması kapsamında sınırlarını sıkı tutmaya çalışsa da, Suriye, Afganistan ve Afrika'dan gelen göçmenler için cazip bir geçiş noktası olmayı sürdürüyor. Bu tür facialar, Türkiye'nin insani yardım ve kurtarma kapasitesini artırma ihtiyacını gösteriyor. Ayrıca, Ege ve Akdeniz'de artan göçmen hareketliliği, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde zaman zaman gerilime yol açabiliyor. Ankara'nın, göçmen kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası işbirliğini güçlendirmesi ve yasal göç yollarının açılması için AB nezdinde girişimlerde bulunması bekleniyor.