Gine-Bissau'da, on ay önce gerçekleştirilen askeri darbenin ardından, cumhurbaşkanlığı yetkilerini güçlendiren yeni bir anayasa için yapılan referandumda oy sayımına başlandı. Askeri yönetim, referandumun gelecekteki sivil hükümetleri istikrara kavuşturmayı amaçladığını açıkladı. Batı Afrika ülkesindeki seçmenler, başkanlık sistemine geçişi ve devlet başkanına geniş yetkiler verilmesini öngören anayasa değişikliğine katılım sağladı.
Referandumun Arka Planı
Gine-Bissau, uzun süredir siyasi istikrarsızlık ve askeri darbelerle anılan bir ülke. Son darbe, Şubat 2022'de, dönemin cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embaló'ya yönelik bir suikast girişiminin ardından ordunun yönetime el koymasıyla gerçekleşti. O tarihten bu yana ülkeyi yöneten askeri cunta, sivil yönetime geçiş takvimi açıklamış, ancak süreç uluslararası toplumun eleştirilerine hedef olmuştu.
Yeni anayasa taslağı, cumhurbaşkanına parlamentoyu feshetme, başbakanı atama ve görevden alma, ayrıca güvenlik güçleri üzerinde doğrudan denetim kurma yetkileri tanıyor. Ayrıca, yargı bağımsızlığını zayıflattığı gerekçesiyle muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları tarafından eleştiriliyor. Referandumun, askeri yönetimin sivil bir lidere devretmek istediği ancak kendi çıkarlarını güvence altına almak için başkanlık yetkilerini artırmayı hedeflediği yorumları yapılıyor.
Bölgesel ve Uluslararası Boyut
Referandum, Batı Afrika'da art arda yaşanan askeri müdahalelerin yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor. Mali, Burkina Faso ve Nijer'deki darbelerin ardından bölgede demokratik kazanımların erozyona uğradığı endişeleri yaygın. Ekonomik Topluluklar Topluluğu (ECOWAS) ve Birleşmiş Milletler, Gine-Bissau'daki süreci yakından izliyor. Referandumun sonuçları, bölgedeki otoriter eğilimlerin bir göstergesi olarak değerlendirilirken, Batılı ülkeler ve uluslararası kuruluşlar, askeri yönetimin sivil yönetime zamanında geçiş yapması çağrısında bulunuyor.
Gine-Bissau, aynı zamanda uyuşturucu kaçakçılığı rotaları üzerinde bulunması nedeniyle uluslararası güvenlik açısından da önem taşıyor. Ülkede istikrarın sağlanamaması, bölgesel güvenliği tehdit edebilir. Bu nedenle referandumun sonucu ve sonrasındaki siyasi geçiş süreci, yalnızca iç dinamikler açısından değil, aynı zamanda Batı Afrika'nın genel istikrarı açısından da kritik önemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gine-Bissau'daki siyasi gelişmeler, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası çerçevesinde doğrudan ilgi alanına giriyor. Türkiye, son yıllarda Afrika ülkeleriyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini derinleştiriyor; Gine-Bissau ile de askeri eğitim işbirliği ve kalkınma yardımları gibi alanlarda temasları bulunuyor. Ülkede kalıcı istikrarın sağlanması, Türkiye'nin bölgedeki yatırımları ve diplomatik nüfuzu açısından önem arz ediyor. Ayrıca, referandum sonucunda ortaya çıkacak yönetim yapısı, Türkiye'nin ikili ilişkilerinde muhatap alacağı kurumları da belirleyecek. Demokratik süreçlerin güçlenmesi, Türkiye'nin Afrika'daki angajmanının sürdürülebilirliği için de olumlu bir zemin oluşturabilir.