ABD Başkanı Donald Trump, Kanada'ya yönelik baskıyı artırarak ABD ile iş yapan tüm Kanadalı şirketlerin 'derhal' Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmasını talep etti. Trump'ın bu açıklaması, Ontario Gölü'nü yeniden adlandırma girişiminin ardından Kanada'yı kışkırtmaya yönelik çok günlük bir kampanyanın parçası olarak geldi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Trump'ın Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile yaptığı telefon görüşmesinde, iki ülke arasındaki ticaret açığını gerekçe göstererek bu talebini ilettiği belirtildi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, 'Kanada'daki tüm şirketler, eğer Amerika ile iş yapmak istiyorlarsa, derhal sınırın güneyine taşınmalıdır' ifadelerini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
Trump'ın bu son çıkışı, iki ülke arasındaki ticaret gerilimlerinin tırmandığı bir döneme denk geldi. ABD, geçtiğimiz aylarda Kanada'dan ithal edilen çelik ve alüminyuma %25 gümrük tarifesi uygulamış, Kanada da misilleme olarak ABD ürünlerine ek vergiler getirmişti. Trump yönetimi, Kanada'nın ABD'ye karşı ticaret fazlası verdiğini savunarak bu durumun 'kabul edilemez' olduğunu vurguluyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Başkan Trump, Amerikan işçilerini önceliklendiriyor. Kanada'nın haksız ticaret uygulamalarına daha fazla izin verilmeyecek' dedi.
Trump'ın Ontario Gölü'nü 'Amerikan Gölü' olarak yeniden adlandırma önerisi ise Kanada'da büyük tepki çekmişti. Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly, bu öneriyi 'saçma' olarak nitelendirmiş ve 'Göllerimizi kimsenin yeniden adlandırmasına izin vermeyeceğiz' demişti. Trump'ın bu kışkırtıcı hamleleri, iki ülke arasındaki ilişkileri zaten geren Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yeniden müzakereleri sürecinde geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın bu çıkışları, yalnızca Kanada ile ABD arasındaki ikili ilişkileri değil, aynı zamanda küresel ticaret dengelerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, ABD'nin en yakın müttefiklerinden birine yönelik bu tür sert tutumunun, dünya genelinde ticaret savaşlarını alevlendirebileceği uyarısında bulunuyor. Kanada, ABD'nin en büyük ikinci ticaret ortağı konumunda ve iki ülke arasındaki yıllık ticaret hacmi 700 milyar doları aşıyor.
Trump'ın talebi, Kanada'nın otomotiv, enerji ve tarım sektörlerinde derin etkiler yaratabilir. Özellikle otomotiv sektöründe entegre üretim ağları bulunan iki ülke arasındaki ticaretin sekteye uğraması, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Uzmanlar, Trump'ın bu hamlelerinin Kanada'da milliyetçi duyguları güçlendirebileceğini ve Trudeau hükümetinin popülaritesini artırabileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel ticaret savaşlarının derinleştiği bir dönemde ABD'nin müttefiklerine bile baskı yapabileceğini gösteriyor. Türkiye, ABD ile zaman zaman benzer ticari anlaşmazlıklar yaşamış bir ülke olarak, bu tür gelişmeleri yakından izlemek durumunda. Ayrıca, ABD'nin Kanada'ya yönelik bu tutumu, Türkiye'nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkelerin ABD ile ticari ilişkilerinde risk unsuru oluşturabilir. Ankara'nın, Washington ile yaşadığı F-35 ve S-400 gibi savunma anlaşmazlıkları göz önüne alındığında, bu tür krizlerin küresel ölçekte yaygınlaşabileceği ve Türkiye ekonomisini de etkileyebileceği değerlendiriliyor.