Kaliforniya eyaletinde gıda ürünlerinin üzerinde yer alan son tüketim tarihlerinin anlamını netleştirmeyi amaçlayan yeni bir yasa tasarısı meclise sunuldu. "Tüketiciyi Yanıltmadan Gıda Tarih Etiketleme Yasası" adını taşıyan düzenleme, gıda etiketlerinde kullanılan "son kullanma", "tavsiye edilen tüketim tarihi" ve "satış son tarihi" gibi terimlerin standartlaştırılmasını hedefliyor. ABD genelinde her yıl milyonlarca ton gıda, kafa karıştırıcı etiketlemeler nedeniyle çöpe giderken, yasa tasarısı tüketicilere daha net bilgi sunmayı amaçlıyor.
Gıda Etiketlerinde Karmaşa ve Gıda İsrafı
ABD'de gıda etiketlerinde kullanılan tarihler federal düzeyde sıkı bir şekilde düzenlenmiyor. Üreticiler kendi belirledikleri standartlara göre etiketleme yapabiliyor. Bu da tüketiciler arasında ciddi kafa karışıklığına yol açıyor. "Son kullanma tarihi" (expiration date) ve "en iyi tüketim tarihi" (best before) gibi ifadelerin anlamı konusunda toplum genelinde yaygın bir yanlış anlaşılma bulunuyor. Harvard Hukuk Fakültesi ve Doğal Kaynakları Savunma Konseyi'nin araştırmasına göre, ABD'de üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 40'ı israf ediliyor. Bu israfın önemli bir kısmı, etiketlerdeki tarihlerin yanlış yorumlanmasından kaynaklanıyor. Tüketiciler, "en iyi tüketim tarihi" geçmiş bir ürünün hâlâ güvenle tüketilebileceğini bilmezken, marketler de "satış son tarihi" geçmiş ürünleri raflardan kaldırarak israfa katkıda bulunuyor.
Kaliforniya'da sunulan yasa tasarısı, bu karmaşaya son vermek için etiketlerde sadece iki standart ifadenin kullanılmasını öngörüyor: "En iyi kalite için... tarihine kadar" (Best If Used By) ve "... tarihinden sonra tüketmeyin" (Use By). İlk ifade, ürünün kalitesinin belirtilen tarihten sonra düşebileceğini ancak yine de güvenle tüketilebileceğini belirtirken, ikincisi sağlık ve güvenlik riski nedeniyle ürünün bu tarihten sonra tüketilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Yasa, aynı zamanda gıda bağışlarını kolaylaştırmak için bu tarihlerin bağışlanan ürünlerde nasıl uygulanacağını da düzenliyor.
Federal Boyut ve Küresel Yansımalar
Kaliforniya'nın bu adımı, ABD genelinde benzer düzenlemeler için emsal teşkil edebilir. ABD'de daha önce federal düzeyde bir standart belirleme girişimi sonuçsuz kalmıştı. 2020 yılında sunulan bir yasa tasarısı, ABD Gıda ve İlaç Dairesi'ne (FDA) etiketleme standartları getirme yetkisi vermeyi amaçlamış ancak yasalaşmamıştı. Uzmanlar, eyalet düzeyindeki bu tür düzenlemelerin zamanla ulusal bir norma dönüşebileceğini ve gıda endüstrisinin uygulamalarını değiştirebileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği'nde ise "son kullanma tarihi" ve "en iyi tüketim tarihi" ayrımı zaten yasal olarak belirlenmiş durumda. ABD'de bu konuda atılacak adımlar, küresel ticarette de standartların uyumlaştırılmasına katkı sağlayabilir. Gıda israfının azaltılması, hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip. Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık üçte biri israf edilirken, bu durum sera gazı emisyonlarına ve doğal kaynakların boşa harcanmasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de gıda etiketlerindeki tarih ifadeleri konusunda benzer kafa karışıklıkları yaşanıyor. Türk Gıda Kodeksi'ne göre "son tüketim tarihi" ve "tavsiye edilen tüketim tarihi" arasında net bir ayrım bulunmakla birlikte, tüketici farkındalığı yeterli değil. Kaliforniya'daki girişim, Türkiye'de de gıda israfını azaltmak ve tüketici bilincini artırmak için bir model oluşturabilir. Özellikle market zincirlerinin ve gıda üreticilerinin etiketleme konusunda daha şeffaf olması, aynı zamanda gıda bağışlarını teşvik ederek israfın azaltılmasına yardımcı olabilir. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde bu tür standartların benimsenmesi, hem tüketici sağlığı hem de dış ticaret açısından önem taşıyor.