İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Ghalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a yönelik azami baskı politikasına çarpıcı bir yanıt verdi. Ghalibaf, 'Amerika'da 40 milyon insanın gıda yardımına bağımlı olduğunu hayal edebiliyor musunuz?' diyerek, ABD'nin kendi iç sorunlarına dikkat çekti ve ekonomik savaşın her iki taraf için de sonuçlarının ağır olduğunu vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı: Trump'ın Azami Baskı Politikası ve İran'ın Tepkisi
Trump yönetimi, 2018'de nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırarak 'azami baskı' politikasını benimsemişti. Bu politika kapsamında İran'ın petrol ihracatı büyük ölçüde düşürülmüş, bankacılık ve ulaşım gibi kritik sektörler hedef alınmıştı. Ancak İran yönetimi, bu baskılara karşı koymak için alternatif ticaret yolları ve yerel üretimi teşvik eden politikalar geliştirdi. Ghalibaf'ın açıklaması, bu bağlamda ABD'nin kendi ekonomik kırılganlıklarını eleştiren bir hamle olarak değerlendiriliyor.
İran Meclis Başkanı, ABD'de 40 milyon kişinin gıda yardımına muhtaç olmasını, Trump yönetiminin iç politikadaki başarısızlığının bir göstergesi olarak nitelendirdi. Ghalibaf, 'Ekonomik savaş ilan edenler, önce kendi halklarının refahına bakmalı' ifadelerini kullandı. Bu söylem, İran'ın son yıllarda sıkça başvurduğu 'ABD'nin ahlaki üstünlüğünü sorgulama' stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İki Ülke Arasındaki Gerginliğin Yansımaları
Ghalibaf'ın çıkışı, ABD-İran gerginliğinin yeniden tırmandığı bir döneme denk geldi. Son haftalarda İran'a yönelik yeni yaptırımlar duyurulurken, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırdığına dair haberler geliyor. İran ise ABD'nin ekonomik savaşını 'terörizm' olarak nitelendirerek, kendini savunma hakkını saklı tutuyor. Bu söylem düellosu, İran'ın iç kamuoyunda birliği sağlama ve ekonomik zorlukları ABD'ye fatura etme çabası olarak yorumlanabilir.
Uzmanlara göre, Ghalibaf'ın kullandığı '40 milyon gıda yardımı' verisi, ABD Çalışma Bakanlığı'nın resmi istatistiklerine dayanıyor. Ancak bu sayının pandemi sonrası geçici bir durum olduğunu belirten Batılı analistler, İran'ın da ciddi enflasyon ve işsizlik sorunları yaşadığını hatırlatıyor. İran riyali son bir yılda değerinin yüzde 30'unu kaybederken, temel gıda maddelerinde fiyat artışları yüzde 50'yi aştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran çekişmesi, Türkiye için stratejik bir denge meselesidir. Türkiye, İran'dan doğal gaz ithal ederken, ABD ile de NATO müttefiki olarak yakın ilişkiler sürdürüyor. Ghalibaf'ın çıkışı, Tahran'ın ekonomik baskıya karşı siyasi meşruiyetini koruma çabası olarak okunabilir. Türkiye, bu gerginlikte arabulucu rolü oynayarak hem enerji güvenliğini hem de bölgesel istikrarı korumak isteyecektir. Ancak Trump yönetiminin İran'a yönelik 'azami baskı' politikası, Türkiye'nin İran'la ticaretini zorlaştırabilir ve sınır ötesi güvenlik işbirliğini olumsuz etkileyebilir.