Gençlerin 'Amerikan Rüyası'na inancı hızla azalıyor. Schwab Center for Financial Research Makro Araştırma ve Strateji Başkanı Kevin Gordon, Bloomberg Money programında yaptığı açıklamada, ABD gençliğinin bu kavrama eskisi kadar güvenmediğini belirtti. Gordon, ekonominin genç nesil için sunduğu fırsatların daraldığını, gelir dağılımındaki bozulma ve artan yaşam maliyetinin bu inancı zayıflattığını ifade etti.
Gelişmenin arka planı
'Amerikan Rüyası' kuşaklar boyunca birçok Amerikalının kişisel başarıya olan inancının sembolü oldu. Ancak son anketler, 18-29 yaş arası gençlerin yalnızca üçte birinin bu rüyaya hâlâ inandığını gösteriyor. Kevin Gordon, bu gerilemenin arkasında yalnızca ekonomik faktörlerin değil, aynı zamanda toplumsal hareketlilikteki durgunluğun bulunduğunu belirtiyor. Gordon'a göre, özellikle konut fiyatlarındaki olağanüstü artış, gençlerin ev sahibi olma hayallerini suya düşürmüş durumda. Üniversite mezunu gençlerin işsizlik oranı yüzde 3.8'e gerilese de, başvurdukları iş ilanlarının çoğunda talep ettikleri maaşların düşük kalması hayal kırıklığı yaratıyor. Gordon, bu görünümün gelecekte sosyal güvenlik sistemine ve tasarruf alışkanlıklarına da yansıyacağını savunuyor. Üniversite borçları 1.6 trilyon doları aşarken, gençlerin emeklilik birikimlerine ayırdıkları payın da kayda değer şekilde azaldığı görülüyor.
Ekonomistler, bu eğilimin yeni bir 'kayıp nesil' oluşumuna yol açabileceğine dikkat çekiyor. Önceki nesillere kıyasla, mevcut genç kuşak daha yüksek kira öderken, birikim yapmakta da zorlanıyor. Yaşlı nüfusun serveti artarken, gençlerin net varlıkları oransal olarak düşüyor. Kevin Gordon, bu kutuplaşmanın beraberinde politik ve toplumsal bir gerginlik yaratabileceğini, değişimin sinyallerinin sandığa yansıyacağını ifade ediyor. Merkez Bankası'nın faiz politikalarına da değinen Gordon, yüksek faizlerin konut ve kredi piyasalarını sıkılaştırdığını, bu durumun özellikle genç girişimcilerin iş kurma isteğini azalttığını söylüyor. Ayrıca, şirketlerin otomasyona geçmesiyle düşük vasıflı işlerin azalması, genç işsizliğini artıran faktörler arasında gösteriliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Amerikan Rüyası'na olan inancın kaybolması, yalnızca ABD sınırları içinde kalmayıp küresel bir etki yaratabilir. Çünkü birçok ülke, kendi ekonomik modellerini ABD'nin kültürel ve ekonomik başarısına göre şekillendirmiştir. Uluslararası Para Fonu verilerine göre, dünyanın belli başlı ekonomilerinde genç işsizlik oranları artarken, sosyal medyada 'yaşam maliyeti' krizi tartışmaları yaygınlaşıyor. Avrupa'da da özellikle İspanya ve İtalya'daki gençlerin istihdam oranları, pandemi sonrası toparlanmaya rağmen düşük seyrediyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise yurt dışına beyin göçü hızlanıyor; eğitimli gençler vize kısıtlamalarına rağmen daha iyi yaşam koşulları arayışıyla batı ülkelerine yöneliyor. Bu durum, zaten kırılgan olan gelişmekte olan ülkelerin büyüme potansiyelini aşındırıyor. Küresel çapta artan toplumsal eşitsizlik, hükümetleri gelir politikalarını ve sosyal güvenlik ağlarını gözden geçirmeye zorluyor. Örneğin, Almanya ve Fransa, genç çalışanlara kira desteği ve eğitim programları sunan yeni paketler hazırlıyor. Birleşmiş Milletler, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında insana yakışır iş ve sürdürülebilir büyüme vurgusunu yinelerken, bu küresel çapta 'Amerikan Rüyası' sendromunun yeniden tanımlanması gündemdeki yerini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gençlerin 'Amerikan Rüyası'na inancının azalması, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gösterge. Türkiye'de de 15-24 yaş arası işsizlik yüzde 17'lerin üzerinde seyrediyor. Son dönemde nitelikli genç nüfusun yurt dışına göç etme talebi artıyor; Ankara bu durumu yakından izliyor. Türkiye'nin genç nüfusunun avantajını koruyabilmesi için ekonomik reformların yanı sıra eğitim-istihdam bağlantısını güçlendirmesi kritik önemde. Bu eğilim, küresel ekonominin sunduğu fırsatların artık daha adil dağılmadığının bir kanıtı olarak görülüyor. Türkiye'nin, gençlerin üretkenliğini ve refahını artıracak politikalar geliştirmesi, jeopolitik ve ekonomik konumunu sağlamlaştırabilir.