Singapur'da HCSA Dayspring adlı çocuk ve gençlik evinin yöneticisi olan psikolog Valerie Wong, istismar, ihmal ve farklı travma türlerine maruz kalmış genç kızlarla çalışıyor. Wong, CNA TODAY'e verdiği demeçte, bu gençlerin yaşadıklarının çoğu zaman dışarıdan görünmediğini ve toplumun gençlerin sıkıntılarını anlamak için görünüşün ötesine bakması gerektiğini vurguluyor. Wong, "Aldığım destek verdiğimden çok daha fazla" diyerek işine neden devam ettiğini anlatıyor.
Görünmeyen Travmalar ve Genç Kızların Mücadelesi
Valerie Wong'un liderliğindeki HCSA Dayspring, Singapur'da istismar, ihmal ve diğer travmatik deneyimler yaşamış genç kızlara güvenli bir liman sağlıyor. Wong, bu gençlerin yaşadığı sorunların genellikle dışarıdan fark edilmediğini belirtiyor. Fiziksel istismar kadar duygusal ihmal, aile içi şiddet, cinsel istismar veya zorbalık gibi görünmeyen travmalar da gençlerin ruh sağlığını derinden etkiliyor. Wong, "Bu kızların çoğu, yaşadıkları acıyı dışa vuramıyor. Onların sessiz çığlıklarını duymak için zaman ve empati gerekiyor" diyor.
HCSA Dayspring, genç kızlara barınma, psikolojik danışmanlık, eğitim desteği ve yaşam becerileri kazandırma gibi hizmetler sunuyor. Wong, travma sonrası iyileşmenin uzun ve zorlu bir süreç olduğunu, ancak her bir gencin potansiyelini keşfetmesinin kendisi için en büyük ödül olduğunu ifade ediyor. "Onların hayatlarındaki küçük değişimleri görmek, bana neden bu işi yaptığımı hatırlatıyor. Aldığım manevi tatmin, verdiğim emekten çok daha fazla" diye ekliyor.
Wong, toplumun gençlerin ruh sağlığı konusunda daha bilinçli olması gerektiğini vurguluyor. Gençlerin davranışlarındaki ani değişimler, içe kapanma, agresiflik veya okul başarısındaki düşüşlerin birer uyarı işareti olabileceğini söylüyor. "Aileler, öğretmenler ve arkadaşlar, gençlerin yardım çağrılarını gözden kaçırmamalı. Bazen küçük bir ilgi, büyük bir fark yaratabilir" diyor.
Travma Sonrası İyileşme ve Toplumsal Sorumluluk
Singapur'da çocuk istismarı ve ihmali vakaları son yıllarda dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda. Sosyal ve Aile Gelişimi Bakanlığı'nın verilerine göre, 2022'de 2.000'den fazla çocuk istismarı vakası bildirildi. Bu vakaların önemli bir kısmını kız çocukları oluşturuyor. HCSA Dayspring gibi kurumlar, bu çocuklara hem acil müdahale hem de uzun vadeli rehabilitasyon hizmeti sunarak kritik bir rol üstleniyor.
Wong, travma yaşayan gençlerin iyileşme sürecinde en önemli faktörün güvenli ve istikrarlı bir ortam olduğunu belirtiyor. "Bu kızlar, yetişkinlere güvenmeyi yeniden öğrenmek zorunda. Onlara tutarlı, şefkatli ve yargılamayan bir yaklaşımla destek oluyoruz. Her biri kendi hikayesinin kahramanı olma potansiyeline sahip" diyor.
HCSA Dayspring'de uygulanan programlar arasında bireysel ve grup terapileri, sanat terapisi, spor aktiviteleri ve mesleki eğitim yer alıyor. Wong, bu çok yönlü yaklaşımın gençlerin özgüvenlerini yeniden inşa etmelerine yardımcı olduğunu söylüyor. Ayrıca, ailelere yönelik eğitim ve destek programlarıyla da aile içi dinamiklerin iyileştirilmesi hedefleniyor.
Wong'un çalışmaları, Singapur'da çocuk koruma sisteminin bir parçası olarak devlet ve sivil toplum işbirliğinin önemini gösteriyor. Hükümet, çocuk istismarını önleme ve müdahale konusunda çeşitli politikalar geliştirirken, STK'lar da sahada doğrudan hizmet sunuyor. Wong, "Devlet ve sivil toplum el ele verdiğinde, bu çocukların hayatlarında kalıcı değişim yaratabiliriz" diyor.
Genç kızların yaşadığı travmalar sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir yara. Wong, toplumun her kesiminin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor. "Komşular, öğretmenler, doktorlar... Hepimiz birer gözlemci ve destekçi olabiliriz. Bir çocuğun hayatını değiştirmek için illa profesyonel olmak gerekmiyor; sadece kulak vermek ve inanmak yeterli" diyor.
Gençlik Ruh Sağlığında Görünmeyen Boyut: Travma ve Damgalama
Singapur'da gençlik ruh sağlığı hizmetlerine erişim, damgalama ve farkındalık eksikliği nedeniyle hala sınırlı. Wong, özellikle kız çocuklarının yaşadığı travmaların toplumsal cinsiyet normları nedeniyle daha da görünmez hale geldiğini belirtiyor. "Kızlar genellikle duygularını ifade etmekte zorlanır; çünkü toplum onlardan 'uslu' olmalarını bekler. Bu da travmanın içe atılmasına ve uzun vadeli ruh sağlığı sorunlarına yol açar" diyor.
Wong, okullarda ve ailelerde ruh sağlığı eğitiminin yaygınlaştırılması gerektiğini söylüyor. "Çocuklara küçük yaşta duygularını tanımayı ve yardım istemeyi öğretmeliyiz. Bu, ileride yaşanabilecek daha büyük sorunları önler" diye ekliyor.
HCSA Dayspring'in çalışmaları, Singapur'da çocuk koruma alanında önemli bir boşluğu dolduruyor. Kurum, sadece genç kızlara değil, aynı zamanda ailelerine ve topluma da ulaşarak farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Wong, "Amacımız, bu gençlerin hayata tutunmalarını sağlamak ve onlara ikinci bir şans vermek. Onların başarıları, bizim en büyük ödülümüz" diyor.
Wong'un hikayesi, benzer sorunlarla mücadele eden diğer ülkeler için de ilham verici. Travma yaşayan gençlere yönelik kapsamlı ve şefkatli yaklaşım, sadece Asya'da değil, dünya genelinde bir model oluşturuyor. Wong, "Her çocuk değerlidir ve her çocuğun iyileşme hakkı vardır. Yeter ki onları duymayı ve görmeyi bilelim" diyerek sözlerini tamamlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Valerie Wong'un genç kızlara yönelik travma çalışmaları, Türkiye'deki çocuk koruma ve ruh sağlığı hizmetleri açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de istismar ve ihmal mağduru çocuklara yönelik rehabilitasyon hizmetleri sınırlı olup, damgalama ve farkındalık eksikliği önemli sorunlar arasında. Wong'un vurguladığı gibi, travmanın görünmeyen yüzü ve toplumsal cinsiyet boyutu, Türkiye'de de kız çocuklarının yaşadığı zorlukları derinleştiriyor. Bu tür uluslararası iyi uygulamalar, Türkiye'nin sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları için model oluşturabilir. Ayrıca, gençlik ruh sağlığına yatırım, uzun vadede toplumsal refah ve güvenliğe katkı sağlar. Türkiye, Asya'daki bu deneyimden ilham alarak çocuk koruma sistemini güçlendirebilir.