Afrika genelinde yapılan yeni bir anket, 18-35 yaş arası gençlerin yüzde 25'inin ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın (USAID) yardım kesintilerini olumlu değerlendirdiğini ortaya koydu. Gençler, dış fonların kaybının kıta ülkelerini kendi sorunlarıyla yüzleşmeye zorlayacağını ve yerel çözümleri teşvik edeceğini düşünüyor. BBC tarafından yayımlanan araştırmaya göre, katılımcıların bir kısmı ise artan dış etkinin kendi ülkelerinin egemenliğini tehdit ettiğinden endişe duyuyor.
ABD yardımlarının Afrika üzerindeki etkisi
ABD, uzun yıllardır Afrika kıtasına özellikle sağlık, eğitim ve tarım alanlarında önemli miktarda kalkınma yardımı sağlıyor. USAID, kıtada milyonlarca insanın hayatını etkileyen projelere fon aktarıyor. Ancak son dönemde ABD yönetiminin dış yardım bütçelerinde kesintiye gitme kararı, Afrika ülkelerinde farklı tepkilere neden oldu. Ankete katılan gençlerin bir kısmı, bu kesintilerin kıta ülkelerini kendi kaynaklarına yönelmeye iteceğini ve sürdürülebilir kalkınma modelleri geliştirmelerini sağlayacağını savunuyor.
Araştırmada, gençlerin yüzde 35'i ABD yardımlarının azalmasının ülkeleri üzerinde olumsuz etkileri olacağını belirtirken, yüzde 25'i bunun olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti. Geri kalan katılımcılar ise bu durumun etkisinin belirsiz olduğunu söyledi. Anket, Afrika genelinde 15 ülkede 4 bin gençle yüz yüze yapılan görüşmelere dayanıyor.
Gençlerin önemli bir bölümü, yabancı yardımların ülkelerini bağımlı hale getirdiğini ve bu bağımlılığın siyasi kararlara müdahale edilmesine zemin hazırladığını düşünüyor. Bu görüş, özellikle Batı ülkelerinin Afrika'daki etkisine yönelik artan eleştirilerle örtüşüyor. Ankete katılanlardan 27 yaşındaki Nijeryalı bir öğrenci, “ABD'nin yardımları kesmesi, hükümetlerimizi kendi ayakları üzerinde durmaya zorlayabilir. Şu ana kadar yardımlar, yolsuzluğu ve bağımlılığı besledi” şeklinde konuştu.
Bölgesel ve küresel boyut
Afrika genelinde ABD'nin yardım politikalarındaki değişiklik, kıtanın uluslararası ilişkilerinde yeni bir döneme işaret ediyor. Rusya ve Çin, son yıllarda Afrika'da artan ekonomik ve siyasi etkileriyle ABD'nin geleneksel nüfuzuna meydan okuyor. ABD'nin yardım kesintileri, bu ülkelerin Afrika'daki nüfuzunu daha da artırabilir. Özellikle Çin, altyapı yatırımları ve ticaret anlaşmalarıyla kıtada önemli bir oyuncu haline geldi. Bu durum, Afrika ülkelerinin dış politika seçeneklerini genişletirken, ABD'nin kıtadaki etkisinin azalmasına yol açabilir.
Ankete katılan gençlerin bir kısmı, ABD'nin yardımları kesmesinin kıta ülkelerini başka küresel güçlere yönlendirebileceğini dile getirdi. Örneğin, 23 yaşındaki Kenyalı bir öğrenci, “ABD bizi yalnız bırakırsa, başka ülkelerle iş birliği yapmak zorunda kalacağız. Bu, bazı riskleri de beraberinde getirebilir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, ABD'nin yardım politikalarındaki kesintilerin Afrika'daki istikrarı olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle sağlık alanında, ABD'nin HIV/AIDS ile mücadele programları (PEPFAR) gibi girişimler kesintilerden doğrudan etkilenebilir. Bu durum, kıtadaki sağlık hizmetlerinde aksamalara yol açabilir. Anket, gençlerin bu endişeleri dile getirmekle birlikte, uzun vadede dış yardımlara bağımlılığın azalmasını bir fırsat olarak gördüğünü gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Afrika'daki yardım kesintileri, Türkiye’nin kıtadaki artan etkisi bağlamında değerlendirilmelidir. Türkiye, son yıllarda Afrika açılımı çerçevesinde kıta ülkeleriyle ekonomik ve askeri iş birliğini güçlendirmiştir. ABD’nin geri çekilmesi, Türkiye’ye Afrika’da nüfuzunu artırma fırsatı sunabilir. Ancak bu durum, Türkiye’nin kıtadaki sorumluluklarını da artırmaktadır. Türkiye, sürdürülebilir kalkınma ve istikrar için yapıcı bir partner olarak hareket etmeli; Afrika ülkelerinin bağımlılık yerine eşitlik temelli kalkınma ihtiyacını göz önünde bulundurmalıdır. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika’daki diplomatik ve ekonomik yatırımları, kıta gençlerinin olumlu görüşlerini destekleyecek projelere odaklanmalıdır.