Japonya'nın batı kıyısında Pazartesi günü meydana gelen güçlü depremlerin ardından can kaybı 28'e yükseldi. Yetkililer, Ishikawa bölgesindeki evlerin büyük bölümünün yıkıldığını ve enkaz altından hala kurtarma çalışması sürdüğünü açıkladı. Depremlerin vurduğu bölgelerde on binlerce kişi, geçici barınma merkezlerine yerleştirildi. Ancak bölgede etkili olan aşırı sıcaklar, tahliye edilenlerin hayatını zorlaştırıyor.
Depremin ardından zorlu koşullar
Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), Pazartesi günü yerel saatle 16.10'da Ishikawa eyaletinin Noto Yarımadası açıklarında 7.6 büyüklüğünde bir deprem kaydetti. Depremin ardından bölgede art arda artçı sarsıntılar meydana geldi. Özellikle Wajima, Suzu ve Anamizu kentlerinde binaların çoğu yıkıldı veya ağır hasar aldı. Deprem, Japonya'nın batı kıyısı boyunca tsunami uyarılarına yol açtı ve dalgaların kıyı şeridinde hasara neden olduğu bildirildi.
Can kaybının çoğu, yıkılan evlerin enkazı altında kalan ileri yaştaki bölge sakinlerinden oluşuyor. Ishikawa eyalet yetkilileri, kimlik tespiti ve arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini duyurdu. Ancak yolların çoğunun yıkılması ve bölgeye ulaşımın zorlaşması, ekiplerin bazı mahallelere ulaşmasını geciktiriyor.
Tahliye edilenlerin bir kısmı okul spor salonlarında ve toplum merkezlerinde kurulan geçici barınma merkezlerinde kalıyor. Bölgede sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle, özellikle yaşlılar çocuklar ve kronik hastalığı olanlar ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya. Yerel yetkililer, su ve elektrik altyapısının büyük ölçüde hasar görmesi nedeniyle hijyen ve gıda sıkıntısı yaşandığını belirtiyor. Başbakan Fumio Kishida, hükümetin afet bölgesindeki tüm imkânları seferber ettiğini ve acil yardım malzemelerinin ulaştırılması için çalışıldığını açıkladı.
Bölgesel ve küresel etkiler
Japonya, deprem kuşağındaki en hazırlıklı ülkelerden biri olarak biliniyor. Ancak Noto Yarımadası'nın kırsal ve yaşlanan nüfusu, afete karşı kırılganlığı artırıyor. Japon hükümeti, 2011 yılında yaşanan Fukuşima felaketinden bu yana afet yönetimi sistemini güçlendirmiş olsa da, bu tür büyük depremler altyapının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Uluslararası toplumdan Japonya'ya dayanışma mesajları geliyor. ABD, Güney Kore ve Çin dahil birçok ülke taziye dileklerini iletti. Depremin, Japonya'nın enerji arzına etkisi de yakından takip ediliyor; ancak yetkililer nükleer santrallerde herhangi bir anormallik bulunmadığını açıkladı. Küresel piyasalarda ise depremin etkisi sınırlı kaldı; ancak sigorta sektöründe hasar tazminatlarının büyüklüğü tartışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu deprem, Japonya'nın afet yönetimi konusunda ne kadar deneyimli olduğunu ancak kırılgan nüfus gruplarının hala risk taşıdığını gösteriyor. Türkiye, 6 Şubat depremlerinin ardından benzer zorluklarla mücadele etmiş ve bu alanda uluslararası iş birliğinin önemini vurgulamıştı. Türkiye ve Japonya, deprem kuşağında yer alan iki ülke olarak afet yönetimi ve kentsel dönüşüm alanlarında iş birliğini artırabilir. Japonya'daki depremin küresel tedarik zincirlerine etkisi sınırlı olsa da, Türk ihracat sektörü açısından olası dalgalanmalar yakından takip edilmeli. Ayrıca, iki ülke arasındaki insani yardım deneyimleri paylaşılarak, gelecekteki afetlere karşı hazırlık güçlendirilebilir.