İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlamasından bu yana üçüncü eğitim yılı geride kalırken, binlerce Filistinli öğrenci üniversite eğitimlerine yurtdışında devam etmek için Gazze'den ayrılıyor. Ancak savaşın yıkıcı etkileri nedeniyle eğitim henüz normale dönmüş değil; okullar büyük ölçüde kapalı kalırken, çevrim içi öğretim yaygınlaşıyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) göre, Gazze'deki 625 bin öğrenciden yalnızca küçük bir kısmı sınırlı da olsa eğitime erişebiliyor.
Savaşın eğitim üzerindeki yıkıcı etkisi
İsrail'in 7 Ekim 2023'te başlayan ve aralıksız devam eden askerî operasyonları, Gazze'nin eğitim altyapısını neredeyse tamamen tahrip etti. Bölgedeki 120'den fazla okul tamamen yıkılırken, 300'den fazla okul da ciddi hasar gördü. Eğitim Bakanlığı verilerine göre, savaş nedeniyle 10 binden fazla öğrenci ve 400'e yakın öğretmen hayatını kaybetti. Kalan okulların bir kısmı ise yerinden edilen aileler için barınma merkezi olarak kullanılıyor.
Bu koşullar altında, bir grup Filistinli öğrenci uluslararası kuruluşlar ve akademik burs programları aracılığıyla eğitimlerine Mısır, Ürdün, Türkiye, Katar ve Avrupa ülkelerinde devam etme şansı yakaladı. Özellikle Türkiye, Filistinli öğrencilere sağladığı YTB (Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı) ve Türkiye Bursları gibi programlarla önemli bir destek sunuyor. Ancak bu fırsat, Gazze'deki öğrenci nüfusunun yalnızca yüzde 3'ünü kapsıyor; geriye kalan binlerce genç, eğitim hayatlarını askıya almak zorunda kalıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Eğitim krizi ve uluslararası toplumun rolü
Gazze'deki eğitim krizi, yalnızca bölgesel değil, küresel bir boyut taşıyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), savaşın Gazze'deki çocukların eğitim hakkını 'tamamen ortadan kaldırdığı' uyarısında bulunuyor. Bu durum, uzun vadede Filistin toplumunun beşerî sermayesini derinden etkileyecek ve bölgedeki istikrarı daha da kırılgan hâle getirecek. Uluslararası toplum, acil insani yardım çağrıları yaparken, eğitimin yeniden inşası için somut adımlar atmakta yetersiz kalıyor.
Avrupa Birliği ve ABD, Gazze'deki eğitim projelerine mali destek sağlasa da, bu yardımlar savaş koşullarında etkili olamıyor. Mısır ve Katar, Filistinli öğrencilere geçici eğitim imkânı sunan başlıca ülkeler arasında yer alıyor. Ancak bu ülkelerdeki kontenjanlar sınırlı ve öğrencilerin büyük çoğunluğu hâlâ Gazze'de mahsur durumda. Özellikle üniversite sınavlarına hazırlanan gençler, savaşın getirdiği psikolojik travma ve belirsizlikle başa çıkmak zorunda kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin somut bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Türkiye, Gazze'den gelen öğrencilere sağladığı burslarla yumuşak gücünü pekiştirirken, aynı zamanda bölgesel liderlik iddiasını da güçlendiriyor. Ancak krizin büyüklüğü karşısında bu yardımlar sembolik düzeyde kalıyor. Uzun vadede, Türkiye'nin hem eğitim diplomasisi hem de insani yardım kanallarıyla Gazze'deki eğitimin yeniden inşasına daha fazla kaynak ayırması, Ankara'nın bölgedeki etkinliği açısından kritik önem taşıyor.