İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 15 yaşındaki oğlunu, evini ve yıllarını verdiği kitapçısını kaybeden Filistinli kitapçı Muhammed Saad, enkaz altından kurtarabildiği kitapları bir araya getirerek yol kenarında bir kütüphane kurdu. Saad'ın, kısmen yıkılmış bir binanın önünde oluşturduğu bu küçük kütüphane, hem savaşın yıkıcılığına hem de kültürel direnişin gücüne tanıklık ediyor. Gazzeliler için okuma ve bilgiye erişim umudu haline gelen bu girişim, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Bir kitapçının trajedisi ve direnişi
Gazze'nin merkezinde yıllardır kitapçılık yapan 52 yaşındaki Muhammed Saad, savaşın başlamasıyla birlikte hayatının altüst olduğunu anlatıyor. İsrail bombardımanlarında 15 yaşındaki oğlu İbrahim'i kaybetti. Ardından evi ve yılların emeği olan kitapçısı da vuruldu. Saad, enkaz altında kalan kitapları günlerce tek tek çıkardı. Islanmış, yırtılmış, toz içindeki kitapları temizleyerek yeniden okunabilir hale getirdi. Yaklaşık 3 bin kitabı kurtarmayı başardığını söyleyen Saad, bunları yol kenarında bir tür baraka görünümündeki raflara yerleştirdi. Kütüphane, savaşın ortasında Gazzelilere hem bir sığınak hem de umut kaynağı oldu.
Saad, kütüphaneyi kurarken kimseye yük olmak istemediğini belirtiyor. Elindeki kitaplar arasında Arap edebiyatı klasikleri, dünya romanları, tarih kitapları ve çocuk kitapları da bulunuyor. Özellikle çocuk kitaplarına yoğun ilgi olduğunu söyleyen Saad, "Savaştan en çok etkilenen çocuklar. Onlara biraz olsun normal bir hayatın parçası olabileceklerini hatırlatmak istiyorum" diyor. Kütüphane, günde birkaç saat açık kalıyor ve gelen okuyuculara ücretsiz hizmet veriyor. Saad, kitapları düzenli olarak yenilemeye çalıştığını ancak savaş nedeniyle yeni kitap temin etmekte zorlandığını da ekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki bu küçük kütüphane, aslında çok daha büyük bir hikâyenin parçası. İsrail saldırıları sonucu Gazze'de on binlerce insan hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi yerinden edildi. Eğitim kurumları, kültür merkezleri ve kütüphaneler de hedef alındı. Birçok tarihi eser ve nadir kitap toz oldu. Bu ortamda bir bireyin kendi çabalarıyla oluşturduğu kütüphane, Filistin halkının kültürel mirasına sahip çıkma kararlılığının bir sembolü haline geldi. UNESCO ve diğer uluslararası kültür kuruluşları, Gazze'deki kültürel varlıkların yok olmasına karşı defalarca uyarıda bulunmuş ancak somut bir adım atılamamıştı.
Saad'ın kütüphanesi, dünya genelinde Filistin davasına duyarlı çevrelerde umut verici bir örnek olarak değerlendiriliyor. Sosyal medyada #GazzeKütüphanesi etiketiyle paylaşılan görüntüler, savaşın ortasında bile kültürün ve bilginin yaşatılabileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, bu tür bireysel girişimlerin sürdürülebilir olmadığını, kalıcı bir çözüm için savaşın sona ermesi ve yeniden inşa sürecine odaklanılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki bu kütüphane girişimi, Türkiye'nin Filistin'e yönelik insani yardım ve kültürel iş birliği politikaları açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında ateşkes ve iki devletli çözümü savunurken, sivil halkın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik projelere de destek veriyor. Saad'ın kütüphanesi, Türk STK'larının ve TİKA'nın Gazze'de gerçekleştirdiği eğitim ve kültür projelerine benzer bir nitelik taşıyor. Türkiye'nin bu tür bireysel girişimleri desteklemesi, hem bölgedeki yumuşak gücünü artıracak hem de Filistin halkıyla dayanışmanın somut bir göstergesi olacaktır. Ayrıca, savaşın kültürel miras üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çeken bu hikâye, Türk kamuoyunda Filistin meselesine yönelik duyarlılığı canlı tutmayı sağlayabilir.