Gazze'de faaliyet gösteren ve Hamas sonrası döneme hazırlandığı belirtilen "Barış Konseyi" (Peace Council), Çarşamba günü yaptığı açıklamayla Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) "Yeni Gazze" olarak adlandırdıkları yönetim yapısında yer almayacağını duyurdu. Konsey, sosyal medya platformu X'teki hesabından yayınladığı bildiride, onlarca yıldır süregelen BM yardım modelinin yerini alacak yeni bir yönetişim çerçevesine geçilmesinin sinyalini verdi. Bu durum, Filistin topraklarında uluslararası yardım sisteminin geleceğine ve bölgede olası bir yönetim dönüşümüne dair önemli soruları gündeme getiriyor.
Yardım Modelinin Sonu mu?
Barış Konseyi'nin açıklaması, Gazze'de mevcut yardım mekanizmalarının radikal bir şekilde yeniden yapılandırılacağına işaret ediyor. Konsey, UNRWA'nın "Gazze halkının ihtiyaçlarına cevap veremediğini" ve yeni dönemde "sürdürülebilir kalkınma odaklı" bir modelin benimseneceğini öne sürdü. Konsey yetkilileri, "Yeni Gazze'de, geçici yardım yerine kalıcı çözümler üretecek yerel ve uluslararası ortaklıklara öncelik vereceğiz" ifadelerini kullandı. Bu söylem, UNRWA'nın bölgedeki varlığının sorgulanmasına ve İsrail'in uzun süredir ajansı "Hamas'ı beslemekle" suçlayan eleştirilerine yeni bir boyut kazandırıyor.
Filistinliler Arasında Bölünme Derinleşiyor
Barış Konseyi'nin kim tarafından oluşturulduğu ve ne kadar meşru olduğu konusunda belirsizlikler sürerken, bu hamlenin Filistin siyasetindeki bölünmeleri daha da derinleştirebileceği belirtiliyor. Ramazan boyunca devam eden İsrail-Hamas çatışmalarının ardından Gazze'deki yönetim boşluğunu doldurmak isteyen farklı gruplar ortaya çıkıyor. UNRWA ise bölgede yaklaşık 1.5 milyon Filistinli mülteciye temel sağlık, eğitim ve gıda yardımı sağlıyor. Ajans yetkilileri, konseyin açıklamasına henüz resmi bir yanıt vermedi, ancak kaynaklar BM'nin bölgedeki varlığını sürdürme konusunda kararlı olduğunu ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
UNRWA'nın dışlanması, sadece Filistinlileri değil, aynı zamanda bölgedeki güç dengelerini de etkileyebilir. Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkeler, Filistinli mültecilerin statüsü konusunda hassas bir denge izliyor. Öte yandan ABD ve Avrupa Birliği, UNRWA'ya yönelik eleştirilerin yanı sıra ajansın çökmesinin insani bir felakete yol açacağı uyarısında bulunuyor. İsrail ise konseyin açıklamasını memnuniyetle karşılarken, "terör örgütlerine yardım akışının kesilmesi" olarak yorumladı. Barış Konseyi'nin Hamas'tan bağımsız bir yapı olup olmadığı ise hâlâ muamma.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin politikası açısından kritik bir dönemeçtir. Ankara, uzun süredir UNRWA'nın faaliyetlerini desteklemekte ve Filistinli mültecilerin haklarının korunmasını savunmaktadır. Barış Konseyi gibi yapıların UNRWA'yı dışlaması, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım diplomasisini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Filistin yönetimindeki parçalanma Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Ankara'nın, sürdürülebilir bir Filistin-İsrail barışı için BM çatısı altındaki mekanizmaları koruma yönündeki geleneksel duruşunu sürdürmesi beklenirken, bu tür girişimlerin bölgesel istikrarsızlığı artırma potansiyeli endişe yaratıyor.