Kahire/Gazze, 13 Ağustos - Gazze'deki doktorlar, kanser hastalarının ölüm oranının, bölgedeki savaşın başlamasından bu yana iki ila üç katına çıktığını bildirdi. İsrail'in, Gazze'deki tek özel kanser tedavi merkezini yok etmesinin ardından hastaların tedavi için seyahat etmelerine büyük ölçüde engel olduğu belirtiliyor. Gazze'deki sağlık sistemi, İsrail'in askeri operasyonları ve ablukası nedeniyle çökmüş durumda; kanser hastaları, kemoterapi ve radyoterapi gibi hayati tedavilere erişimde ciddi zorluklarla karşı karşıya.
Gelişmenin arka planı
Gazze'deki doktorlar, kanser hastalarının ölüm oranının, savaşın başlamasından önceki döneme kıyasla iki ila üç katına çıktığını ifade ediyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında, İsrail'in uyguladığı seyahat kısıtlamaları ve Gazze'deki tek özel kanser hastanesinin yıkılması yer alıyor. Gazze'deki sağlık yetkilileri, binlerce kanser hastasının tedavi için yurtdışına çıkış izni alamadığını, bu nedenle hastalığın ilerlemesi sonucu ölümlerin arttığını bildiriyor.
Gazze'deki Şifa Hastanesi'nde çalışan doktorlardan biri, “Kanser hastalarımızın yaklaşık yarısı, tedavi göremeden hayatını kaybediyor. Daha önce bu oran çok daha düşüktü. İsrail tarafından uygulanan kısıtlamalar nedeniyle hastalarımızı yurtdışına sevk edemiyoruz ve elimizdeki imkanlar da giderek azalıyor” dedi.
İsrail, güvenlik gerekçelerini öne sürerek Gazze'den çıkışlara izin vermemenin yanı sıra, tıbbi malzeme ve ilaç sevkiyatını da sınırlandırıyor. Gazze'ye girişine izin verilen insani yardım miktarı, salgının başlamasından bu yana önemli ölçüde azaldı; bu da kanser tedavisinde kullanılan ilaçların tedarikini neredeyse imkansız hale getirdi.
Bölgesel veya küresel boyut
Gazze'deki kanser hastalarının yaşadığı bu durum, uluslararası insan hakları örgütlerinin ve Birleşmiş Milletler'in dikkatini çekmiş durumda. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yetkilileri, Gazze'deki sağlık sisteminin çökme noktasında olduğunu ve bu durumun on binlerce insanı etkilediğini açıkladı. BM, İsrail'e Gazze'ye yönelik ablukayı kaldırma ve kanser hastalarının tedavi için seyahatine izin verme çağrısında bulundu.
Bu kriz, aynı zamanda Orta Doğu'daki insani durumun ne kadar vahim olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Mısır, Gazze'ye yardım koridorları açılması için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor; ancak İsrail ile Hamas arasındaki müzakerelerde henüz kalıcı bir ateşkes sağlanabilmiş değil. Gazze'deki kanser hastalarının durumu, savaşın insani boyutunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak uluslararası kamuoyunda yankı buluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine olan duyarlılığı ve bölgedeki insani krizlere yönelik politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, daha önce Gazze'ye insani yardım gönderilmesi için girişimlerde bulunmuş ve Filistin halkının yanında olduğunu vurgulamıştı. Kanser hastalarının yaşadığı bu dram, Türkiye'nin insani diplomasi anlayışını güçlendirebilir ve Ankara'nın Gazze'ye yönelik yardımlarını artırmasına yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel aktörlerle yürüttüğü diplomasi, Gazze'deki insani krizin çözümüne katkı sağlama potansiyeli taşıyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin BM başta olmak üzere uluslararası platformlarda Gazze'deki sağlık krizine dikkat çekmesi beklenebilir.