Gazze'de çocuklar, İsrail'in üç yıl süren saldırıları ve ablukasının ardından ilk kez ders başı yaptı. Yıkılan okul binalarının yerine kurulan çadırlarda ve ayakta kalan harabe sınıflarda eğitim görmeye başlayan binlerce öğrenci, temel ihtiyaç malzemelerinden yoksun bir ortamda öğrenim görüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'deki okulların yüzde 80'inden fazlası hasar gördü veya tamamen yıkıldı. Eğitimciler, çocukların psikolojik travmayla başa çıkmaya çalışırken bir yandan da derslere odaklanmakta zorlandığını belirtiyor.
Eğitimin Çadırlara Taşınması
Gazze Şeridi genelinde on binlerce çocuk, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) tarafından kurulan geçici çadır okullarda eğitim alıyor. Ancak bu çadırlar, kalabalık ailelerin barındığı mülteci kamplarının içinde veya yakınında bulunuyor. Sınıflar genellikle 50-60 öğrenciyi aşan mevcutlarla dolu. Öğretmenler, ders kitapları, defterler ve kalem gibi temel malzemelerin bile bulunmadığını, bazı sınıflarda tek bir tahta parçasının bile olmadığını ifade ediyor. Öğrenciler ise sıcak yaz günlerinde çadırların altında aşırı sıcakla, kışın ise soğuk ve nemle mücadele ediyor.
Gazze'de eğitim üç yıl önce fiilen durma noktasına gelmişti. 2023 yılında başlayan ve aralıklarla devam eden saldırılar sırasında okullar ya bombalandı ya da askeri amaçlarla kullanıldı. Birçok öğrenci ailesini kaybetti, evini kaybetti ve yerinden edildi. UNICEF'in raporlarına göre, Gazze'deki çocukların en az yüzde 90'ı eğitimlerine ara vermek zorunda kaldı. Uzmanlar, bu kesintinin çocukların bilişsel ve sosyal gelişimi üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratacağı uyarısında bulunuyor. Psikologlar, savaş travması yaşayan çocukların öğrenme güçlüğü çektiğini, dikkat sürelerinin kısaldığını ve sık sık kabuslar gördüğünü belirtiyor.
Uluslararası kuruluşlar, Gazze'deki eğitim krizine dikkat çekmek için çeşitli girişimler başlattı. Ancak İsrail'in uyguladığı abluka nedeniyle insani yardımların bölgeye ulaştırılması zorlaşıyor. Mısır üzerinden Refah Sınır Kapısı'ndan geçen yardım konvoyları, ihtiyacın çok altında kalıyor. UNRWA, acil olarak 100 milyon dolar ek fon çağrısı yaptı. Ajans, bu fonun çadır okulların kurulumu, öğretmen maaşları ve eğitim malzemeleri için kullanılacağını açıkladı. Ancak bağışçı ülkelerin ilgisi, küresel ekonomik kriz ve diğer bölgesel krizler nedeniyle sınırlı kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki eğitim krizi, sadece Filistinlileri değil, tüm Orta Doğu'yu etkileyen bir insani felaketin parçası. Bölge ülkeleri, uzun süredir devam eden istikrarsızlığın yarattığı mülteci akınları ve güvenlik tehditleriyle mücadele ediyor. Gazze'de eğitimden mahrum kalan bir nesil, radikalleşme riski taşıyor. Uluslararası toplum, Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunmadıkça, bu tür insani krizlerin tekrarlanacağı konusunda uyarıyor. Barış sürecine yönelik çabalar ise taraflar arasındaki derin güvensizlik nedeniyle ilerleme kaydedemiyor.
Öte yandan, Gazze'deki çocukların eğitim hakkı, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile koruma altında. İsrail'in okul binalarını hedef alması, uluslararası hukuk açısından savaş suçu olarak değerlendiriliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, bu konuda soruşturma başlatmış durumda. Ancak soruşturmaların ne kadar etkili olacağı belirsiz. Sivil toplum kuruluşları, dünya kamuoyunun Gazze'deki çocukların sesini duyması gerektiğini vurguluyor. Eğitim, bu çocuklar için sadece bir hak değil, aynı zamanda normale dönüş ve umut anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki eğitim krizi, Türkiye'nin Orta Doğu politikası ve insani diplomasisi açısından önemli bir sınav niteliğinde. Türkiye, uzun süredir Filistin davasını destekliyor ve Gazze'ye insani yardım gönderiyor. Ancak abluka ve İsrail'in kısıtlamaları nedeniyle yardımların etkinliği sınırlı. Türkiye, bölgede kalıcı barış için diplomatik girişimlerini sürdürürken, aynı zamanda Gazze'deki çocukların eğitimine destek olmak için uluslararası kuruluşlarla işbirliğini artırabilir. Bu kriz, Türkiye'nin yumuşak gücünü kullanarak bölgesel liderlik iddiasını güçlendirmesi için bir fırsat sunuyor. Ayrıca, Türkiye'deki Filistinli mülteciler ve öğrenciler için de destek mekanizmaları geliştirilmeli. Uzun vadede, Gazze'de eğitim altyapısının yeniden inşası, Türk müteahhitlik firmaları için de potansiyel bir alan oluşturuyor.