Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'te başlayan savaşta hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 73 bini aştı. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, saldırılarda 73 binden fazla kişi öldü, 173 bin 200'den fazla kişi yaralandı. İsrail ile Hamas arasında Kasım 2023'te varılan geçici ateşkese rağmen, İsrail ordusunun Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği hava ve kara saldırıları devam ediyor. Savaş, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyine düzenlediği saldırıyla başladı. Bu saldırıda yaklaşık 1.200 İsrailli hayatını kaybetti, 251 kişi rehin alındı. İsrail'in karşı saldırıları sonucu Gazze'de büyük bir insani kriz yaşanıyor; hastaneler, okullar ve sivil altyapı büyük ölçüde tahrip oldu.
Çatışmanın arka planı ve insani boyut
7 Ekim 2023'te Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsrail'e sürpriz bir saldırı düzenledi. Saldırıda çoğu sivil olmak üzere 1.200 İsrailli öldü, 251 kişi rehin alınarak Gazze'ye götürüldü. İsrail hemen karşılık verdi ve Gazze'ye yönelik yoğun hava bombardımanı başlattı. Ardından kara operasyonuyla Gazze'nin kuzeyini kontrol altına aldı. Çatışmalar, Kasım 2023'te bir haftalık ateşkesle kesintiye uğradı; bu süreçte 100 kadar rehin serbest bırakıldı, karşılığında Filistinli tutuklular salındı. Ancak ateşkes sona erdiğinde çatışmalar yeniden başladı ve İsrail, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus ve Refah kentlerine de kara operasyonları düzenledi. Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, Gazze'deki insani durumun felaket boyutunda olduğunu belirtiyor. Gıda, temiz su, ilaç ve yakıt sıkıntısı had safhada. Hastaneler kapasite fazlasıyla çalışıyor, birçok sağlık tesisi bombalanarak kullanılamaz hale geldi. 1,9 milyondan fazla Filistinli yerinden edildi, birçoğu Birleşmiş Milletler'e ait okullarda ve kamplarda barınıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Gazze savaşı, Orta Doğu'da geniş çaplı bir krize dönüştü. Lübnan'daki Hizbullah, İsrail'e roket saldırıları düzenlerken, Yemen'deki Husiler Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı gemileri hedef aldı. ABD ve İngiltere, Husilere karşı askeri operasyonlara girişti. İran'ın bölgedeki milis güçleri de çatışmalara dahil oldu. İsrail ile Hamas arasında kalıcı bir ateşkes sağlanamazsa, krizin daha da tırmanmasından endişe ediliyor. Mısır ve Katar, arabuluculuk çabalarını sürdürüyor ancak taraflar arasındaki temel farklılıklar nedeniyle henüz bir anlaşmaya varılamadı. Uluslararası Adalet Divanı, İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığı iddiasıyla Güney Afrika'nın açtığı davayı değerlendiriyor. Bu dava, İsrail'in uluslararası alandaki itibarını sarsarken, birçok ülke Filistin devletini tanıma yönünde adımlar attı. Avrupa Birliği ve ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklemekle birlikte, sivil kayıpların azaltılması ve insani yardımın geçişine izin verilmesi çağrısında bulunuyor. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın tamamen yok edilmesi hedefinden vazgeçmeyeceklerini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin bölgesel politikalarını doğrudan etkiliyor. Ankara, İsrail ile ticari ilişkilerini kısmen durdurdu ve Filistin davasına verdiği desteği artırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i sert bir dille eleştirirken, Hamas'la siyasi ilişkilerini sürdürüyor. Kriz, Türkiye'nin Mısır ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerinde de belirleyici bir faktör. Türkiye, insani yardım malzemelerini Mısır üzerinden Gazze'ye ulaştırmaya çalışıyor ancak İsrail'in denetimleri nedeniyle yardımlar yetersiz kalıyor. Ayrıca, savaşın bölgesel istikrarsızlığı artırması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları açısından risk oluşturuyor. Türk kamuoyundaki Filistin yanlısı duyarlılık, hükümetin politikalarını şekillendiren önemli bir iç dinamik.