Gazze Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Münir el-Burş, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) finansman açığı nedeniyle kuşatma altındaki Gazze Şeridi'ndeki 20'den fazla hastane ve sağlık merkezine dizel yakıt sevkiyatını durdurma kararı aldığını bildirdi. El-Burş, "Şiddetli yakıt kıtlığı ışığında, bu karar sağlık hizmetlerini tamamen felç edecek" dedi. Karar, bölgede zaten kritik seviyede olan insani durumu daha da kötüleştirecek.
Kararın Arka Planı ve Sağlık Sistemine Etkileri
WHO'nun bu kararı, Gazze'deki sağlık altyapısının aylardır devam eden çatışmalar ve abluka altında neredeyse çökmüş durumda olduğu bir dönemde geldi. Hastaneler, elektrik kesintileri nedeniyle jeneratörlerle çalışmak zorunda ve bu jeneratörler için gerekli dizel yakıtı temin etmekte büyük zorluk çekiyor. Dizel sevkiyatının durdurulması, yoğun bakım üniteleri, diyaliz makineleri, ventilatörler ve kuvözler gibi hayati cihazların çalışamaz hale gelmesine yol açacak.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, halihazırda birçok hastanenin kapasitesinin çok üzerinde hasta kabul ettiğini ve ilaç, tıbbi malzeme ile yakıt sıkıntısının had safhada olduğunu belirtiyor. WHO'nun kararı, bu olumsuz koşulları daha da ağırlaştıracak ve binlerce hastanın hayatını riske atacak.
Gazze'deki sağlık tesisleri, İsrail'in uyguladığı abluka ve sürekli bombardıman nedeniyle zaten büyük hasar görmüş durumda. Birçok hastane kısmen veya tamamen hizmet dışı kalmış, sağlık çalışanları ise canları pahasına görev yapmaya çalışıyor. Dizel yakıt, bu koşullarda hayati önem taşıyan tek enerji kaynağı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
WHO'nun finansman sorunu, uluslararası toplumun Gazze'ye yönelik insani yardımlarının yetersizliğini gözler önüne seriyor. Birleşmiş Milletler ve diğer yardım kuruluşları, Gazze'ye yeterli miktarda yakıt ve tıbbi malzeme ulaştırılamadığını sürekli dile getiriyor. İsrail, yakıtın Hamas tarafından askeri amaçlarla kullanılabileceği gerekçesiyle sevkiyatı kısıtlıyor. Ancak insani kuruluşlar, bu kısıtlamaların sivil halkın temel ihtiyaçlarını karşılamasını engellediğini vurguluyor.
Uluslararası kamuoyu, Gazze'deki insani krizin sona erdirilmesi için acil ateşkes ve insani koridorların açılması çağrılarını yineliyor. Ancak siyasi çıkmaz ve devam eden çatışmalar nedeniyle somut adımlar atılamıyor. WHO'nun dizel sevkiyatını durdurma kararı, bu çıkmazın en son ve en vahim sonuçlarından biri olarak kayda geçti.
Mısır ve Katar gibi arabulucu ülkeler, insani yardımların Gazze'ye ulaştırılması için çaba sarf ediyor, ancak İsrail'in kontrol noktaları ve güvenlik endişeleri nedeniyle yardımlar ihtiyaç duyulan ölçekte bölgeye ulaşamıyor. WHO'nun kararı, bu süreçte yaşanan başarısızlığın bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşü, Türkiye'nin insani diplomasi ve bölgesel istikrar açısından yakından takip ettiği bir konudur. Türkiye, Gazze'ye yönelik insani yardımları artırma ve uluslararası platformlarda Filistin davasını savunma konusunda aktif bir politika izliyor. WHO'nun dizel sevkiyatını durdurması, Türkiye'nin bölgede yürüttüğü insani yardım çabalarını daha da önemli kılıyor. Ayrıca, Gazze'deki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin sınır güvenliği ve enerji güvenliği üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Türkiye, bu krize kalıcı çözüm için uluslararası toplumu harekete geçirmeye çalışmalıdır.