7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, bininci gününe girerken Gazze Şeridi'nde yaklaşık 73 bin kişinin ölümüne ve yüz binlerce kişinin yaralanmasına yol açtı. Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın düzenlediği saldırılarda 1.200'den fazla İsrailli hayatını kaybederken, İsrail'in karşılık olarak başlattığı askeri operasyonlar Gazze'de büyük bir insani krize neden oldu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'nin 2,3 milyonluk nüfusunun büyük kısmı yerinden edildi ve altyapı büyük ölçüde tahrip oldu.
Savaşın Arka Planı: 1000 Günlük Yıkım
İsrail ordusu, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırılarına yanıt olarak kuzeyden başlayarak tüm Gazze Şeridi'ni hedef alan bir kara harekatı başlattı. İlk aylarda yoğun hava bombardımanı ve ardından gelen kara çatışmaları, sivil kayıpların artmasına neden oldu. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ölenlerin yüzde 70'inden fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Hastaneler, okullar ve Birleşmiş Milletler tesisleri defalarca vuruldu. Dünya Sağlık Örgütü, Gazze'deki sağlık sisteminin neredeyse tamamen çöktüğünü duyurdu.
Ekim 2024'te kısa süreli bir ateşkes ilan edilmesine rağmen, çatışmalar yeniden başladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın tamamen yok edilene kadar operasyonların süreceğini belirtirken, Hamas yetkilileri ise İsrail güçlerinin Gazze'den çekilmesi ve esir takası yapılmadıkça ateşkesi kabul etmeyeceklerini yineledi. Bu süreçte Mısır ve Katar arabuluculuğunda yapılan müzakereler şu ana kadar sonuçsuz kaldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze savaşı, bölgesel dengeleri derinden etkiledi. Hizbullah'ın İsrail'in kuzey sınırında açtığı ikinci bir cephe, çatışmaların Lübnan'a sıçramasına yol açtı. Yemen'deki Husiler, Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı gemilere saldırarak küresel deniz ticaretini tehdit etti. İran, Hamas'a verdiği destekle gerilimi tırmandırırken, İsrail ile İran arasında doğrudan askeri çatışma riski arttı. ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'e askeri ve diplomatik destek sağlarken, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda İsrail'e yönelik kınama kararları art arda kabul edildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail liderleri ve Hamas yetkilileri hakkında savaş suçu soruşturması başlattı. Küresel kamuoyunda artan tepkilere rağmen, ABD'nin İsrail'e veto desteği nedeniyle Güvenlik Konseyi'nde kalıcı bir ateşkes kararı alınamadı. Ekonomik olarak ise, çatışmalar nedeniyle petrol fiyatlarında dalgalanma yaşandı ve Orta Doğu'da enerji tedarik zincirleri sekteye uğradı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana Gazze'ye insani yardım ulaştıran başlıca ülkelerden biri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını sert bir dille eleştirirken, Türkiye diplomatik olarak ateşkes için aktif girişimlerde bulundu. Ancak bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Doğu Akdeniz enerji projelerini ve bölgesel ticaret hedeflerini olumsuz etkiliyor. İsrail ile ticaret hacminde düşüş yaşanırken, Filistin davasına verilen destek kamuoyunda güçlü bir şekilde devam ediyor. Kızıldeniz'deki güvenlik tehdidi, Türk gemilerinin geçiş güvenliğini de riske atarken, Türkiye Katar üzerinden yürütülen arabuluculuk süreçlerine destek vermeye devam ediyor.