Gazze Şeridi'nde İsrail'in uyguladığı sıkı abluka, meme kanseri hastalarını hayati önem taşıyan tedavilerden mahrum bırakıyor. Sağlık yetkilileri ve doktorlar, hastaların kemoterapi ve radyoterapi gibi standart tedavilere erişemedikleri için acil mastektomi (memenin cerrahi olarak alınması) ameliyatına zorlandığını bildiriyor. Orta Doğu Gözlem sitesine konuşan Gazze'deki doktorlar, ablukanın neden olduğu tıbbi malzeme ve ilaç kıtlığının kanser hastalarını umutsuz bir duruma sürüklediğini vurguluyor.
Kemoterapiye erişim yok, tek çare mastektomi
Gazze'deki Şifa Hastanesi'nde görev yapan onkolog Dr. Muhammed el-Hindi, "Meme kanseri hastalarına kemoterapi veya radyoterapi sağlayamıyoruz. Bu nedenle, kanserin yayılmasını önlemek için acil mastektomi yapmaktan başka çaremiz kalmıyor. Bu, hastalar için hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıkıcı bir durum" dedi. Dr. el-Hindi, ablukanın başlamasından bu yana meme kanseri teşhisi konan hastaların sayısının arttığını, ancak tedavi imkanlarının giderek azaldığını belirtti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, Gazze'de her yıl yaklaşık 200 yeni meme kanseri vakası tespit ediliyor, ancak bunların sadece yüzde 10'u uygun tedavi alabiliyor.
Abluka, Gazze'ye giren ve çıkan tüm malları kontrol ediyor. Tıbbi ekipman, ilaç ve kemoterapi ilaçları sık sık kısıtlanıyor ya da tamamen yasaklanıyor. Ayrıca hastaların Gazze dışındaki hastanelere sevk edilmesi de bürokratik engeller ve izin sorunları nedeniyle neredeyse imkansız hale geldi. Gazze Sağlık Bakanlığı, 2023 yılında meme kanseri hastaları için yapılan 1.200 sevk başvurusundan yalnızca 150'sinin onaylandığını açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut: insanlık krizi büyüyor
Gazze'deki sağlık krizi, BM ve uluslararası insan hakları örgütleri tarafından defalarca kınanmasına rağmen çözümsüz kalıyor. BM İnsan Hakları Konseyi, ablukanın "toplu cezalandırma" anlamına geldiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti. Ancak İsrail, güvenlik gerekçeleriyle ablukayı sürdürüyor. Sivil toplum kuruluşları, kanser hastalarının acil tedaviye erişiminin sağlanması için acil bir koridor açılması çağrısı yapıyor. Mısır'ın Refah Sınır Kapısı aracılığıyla sınırlı sayıda hasta tahliyesi yapılabiliyor, ancak bu sayı ihtiyacın çok gerisinde kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de yaşanan insani kriz, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü ve insani yardım politikalarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, geçmişte Gazze'ye tıbbi yardım göndermiş ve hasta tahliyeleri için girişimlerde bulunmuştur. Bu gelişme, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde ablukanın kaldırılması için diplomatik baskıyı artırmasını gerektirebilir. Ayrıca Türkiye, kendi sağlık sisteminde kanser tedavisinde önemli ilerlemeler kaydettiği için, deneyimlerini Gazze'ye aktararak bölgesel bir sağlık diplomasisi örneği oluşturabilir. Ancak mevcut siyasi kısıtlamalar, Türkiye'nin etkili bir çözüm sunmasını zorlaştırmaktadır.